ZBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ZBA etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.2.26

KÖYÜM MURSALLA İLGİLİ VİDEO VE RESİMLER

 


https://www.facebook.com/share/v/1GJNVy52Gu/  TIKLARSANIZ YADA  GÖGLEDE ARARSANIZ ANILARIMI GÖRECEK  VE İZLEYECEKSİNİZ.

3.9.25

MEMLEKETİM SİVAS DİVRİĞİ MURSAL KÖYÜ ALTIN MADENİ ARMASI İLE İLGİLİ VİDEO

DOĞAYI VE DOĞALLIĞI SEVİYORSANIZ MUTLAKA İZLEMENİZİ ÖNERİRİM
KÖYÜM MURSAL'DA ALTIN ARAMAYLA İLGİLİ KÖYÜMÜZÜN DOĞASI, YAŞAM ALANI YOK EDİLİYOR.
VİDEOYU DİNLEMENİZİ ÖNEMLE ÖNERİYORUM.
https://www.facebook.com/caner.sonmez1/videos/10212634611967290/

31.8.25

AİLE ANILARI

 


13.11.2021 tarihinde saat 03.45 çok   son  derece  gerilimli  ve  sıkıntılı  olarak  uyandım.  Sessiz ortamda 30 yıldır devam  eden  frekansı  oldukça  yüksek  olan çınlama sesinden  ciddi derecede  rahatsızlık  veriyordu.

 48 yıllık  hayat  arkadaşım,  eşim  Melek'ten, son 3  ay  içinde, 3 defa ani  ve anlık baş  dönmesi, göz kararması  ve denge  kaybı  kaybı  olmaya başlamıştı, yıldırım  özel  doruk  hastanesinde  kardiyoloji uzmanı yaptığı  muayene, ve  tetkikler  sonucunda , 12.11.2021 tarihinde  kalbinde  ritim  bozukluğu ( ………)   olduğu  bilgisi vererek,  daha  ileri tetkik, ve tedavisi  için  Bursa’da iki Ankara’da  ve  İstanbul’da birer doktorun  ismini verdi.   En  kısa  sürede    tedavisinin  yapılması  için  Akrabamız  olan  Bursa  Uludağ   üniversitesinde   dahiliye doktoru  seren  hanımı ve CHP  Bursa  Milletvekili  Prof.Dr. Yüksel  Özkan’ı  arayarak  yardımlarını  talep  ettim. Yüksel  Özkan bey  Kayseri’de  olduğunu pazartesi gün  saat  11 00  de  kendisini  mutlaka  aramamı  söylemesi,  Dr. Seren  hanım ise  aynı  gün  telefonla  arayarak  Bursa  yüksek  ihtisas  hastanesinde muayeneyi yapacak  olan  dr. Aradığını, 17.11. 2021  tarihinde saat 09.da randevum aldığını bildirmesi   eşimi ve  beni   çok  memnun etmişti.  Çok  zor  ve sıkıntılı  anımızda   yardımlarını  bizden  esirgemeyen  yüksel beye  ve  seren  hanıma teşekkür etmeyi  bir  boç  biliyorum.  Merak  ve sabırsızlık içinde  muayene  gününü  bekliyoruz.   Bu  satırları  yazıp bitirdiğmde  saat 16.45 gösteriyordu.  Gerilimin  ve sıkının   biraz daha  azaldığını  hissettim.  Hava aydınlanmaya  başlayınca  her  gün  olduğu  gibi  sevginin  kesiştiği yer e  (kaplı  kaya deresine  sabah  yürüyüşüne  çıkacağım.  Sabah  yürüyüşünün   moral  enerji,  vereceğine yüzde yz  eminim. 13.11.2021

KÖYÜM MURSAL BAYRAM KUTLAMASI






 

YAŞAM BOYU SPOR VE DOĞA

KAPLIKAYA DERESİNE GİRİŞ KAPISI HALKIMIZA KAPATILMAMALIDIR

Kaplıkaya Deresi, halkımızın dört mevsim boyunca doğayla buluştuğu, moral ve enerji kaynağı olan bir yaşam alanıdır. 30 Temmuz 2019’da mahalle muhtarımız Sayın Maksut Köz’ü ziyaret ettim. BUSKİ’ye yapılan bazı başvurular nedeniyle derenin giriş kapısının kapatılması yönünde hazırlık yapıldığını öğrendim. Muhtarımız, araçlara kapatılmasının düşünüldüğünü, ancak halkımıza kapatılmaması için üzerine düşeni yapacağını ifade etti. Aynı gün BUSKİ Genel Müdür Yardımcısı ve Yıldırım Belediyesi Park ve Bahçelerden sorumlu Başkan Yardımcısı ile görüştüm. Konuyla ilgileneceklerini belirttiler.

3.8.22

Köyüm Mursal ’da 2022 yılında yaşadığım unutulmaz an ve anılarımla ilgili vedeo ve fotoğraflar





K yazmaya başlamadan önce, tüm içtenliğimle ve ifade etmek isterim ki acısıyla, tatlısıyla, üzüntüsüyle, mutluluğuyla, efkarıyla, özlemiyle, hayatımın en unutulmaz, en uzun, en huzurlu, en duygusal tatilini, 2.5.2022 - 14.7.2022 tarihleri arasında, ata yurdu, baba ocağı olan, Sivas, Divriği, köyüm Mursal ’da yaptığımı, özellikle her sabah erkenden, gün doğmadan sabah yürüyüşlerimde Mursal’ı, mezralarını, yaylalarını, dağlarını, çevresini, içini doya, doya gezdiğimi, gördüğümü, çok sayıda resim ve videolar çektiğimi söyleyebilirim.

Köyde kaldığım süre içinde, kışın dondurucu soğunu yaşadım. İlk günlerde, dağların karla kaplı olduğunu, kar yağışını tipiyi, yaşadım. Günler ilerledikçe, karın eriğini dağların, yaylaların renga renk, kır ve bahar çiçekleriyle süslendiğini gördüm. Mantar, kuzu kulağı, yemlik, kekik topladım. Özellikle mezramız dişlerin’de, yaylamız yartmış’da, köyüm Mursal da çocukluk ve gençlik anılarımı anımsadım. O günlerde, çocukluk ve gençlik yıllarımda tanıdığım, arkadaşlarımı köylülerimi, akrabalarımı gördüm. Rahmetli, olan arkadaşlarımı, akrabalarımı köylülerimi saygıyla, özlemle, rahmetle anıyorum. Mekanları cennet olsun.

Köyümün görülmesi, gezilmesi gereken en güzel günlerinde, aylarında, Eşimi ve beni evlerine davet ederek, unutulmaz günler an ve anılar yaşamamızı sağlayan, eşimin eniştesi Zeynel ve ablası Ayşe Temel’e, Büyük ablası, Meryem ve Ferhat Kaya’ya yürekten teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Babamızdan miras kalan, köyümüz içindeki, tarlamız üzerinde 1990 lı yılların sonlarında, ev yapan, eşiyle birlikte yazarı köyde, kışları Ankara da kalan ağabeyim, kapısının önünden geçerken, kardeşim ve yeğenimle birlikte, beni gördüğü halde, neden hoş geldin gardaş deyip, evine davet etmediğini, Bu kadar güzel unutulmaz an ve anılarımı, ağabeyimle birlikte, ağabeyimin evinde neden yaşamadığımı, açıklayacağım.

Köyümde bulunduğum süre içinde, ziyaret ettiğim, evlerine konuk olduğum, selam verip karşılaştığım, sohbet ettiğim, resimlerini çektiğim, hısım ve akrabalarıma, tüm köylülerime, kucak dolusu selamlarımı, gönül dolusu sevgilerimi yolluyorum. Hepsine ve her birisine sevenleriyle ve sevdikleriyle birlikte sağlık huzur ve mutluluklar diliyorum.

Doğayı ve doğallığı seven çok değerli, gönül dostlarım.

1947 Sivas Divriği Mursal köyü doğumluyum. 3 erkek, 5 kız, 8 öz kardeşten biriyim. Tüm kardeşler, köyümüz Mursal’da doğduk. En büyük ağabeyimiz 1938, en küçük kız kardeşimiz 1958 doğumlu.

1988 yılında babamızı, 2008 yılında, bir kız kardeşimizi, 2014 yılında annemizi, en son ise 2022 yılında bir kız kardeşimizi daha kaybettik. Onları rahmetle saygıyla sevgiyle özlemle anıyorum. Mekanları cennet olsun.

Köyüm Mursal yüksek dağların başında, yama dağının eteğine kurulmuştur. Bir zamanlar nahiye olan Mursal, Divriği ilçesinin en büyük ve en güzel dağ köylerinden birisidir. Mursal’da geçim kaynağı (doğduğum yıllarda) zor koşullarda, ağır kış ve doğa şartlarında yapılan çiftçiliktir. Reçberliktir. Çocukluğumda köyümde çarık giydiğimi, tezekle ısındığımızı, tahta kaşıkla yemek yediğimizi, gaz lambası ışığında oturduğumuzu hatırlıyorum. Bebekliğimde, yeni doğan tüm çocuklar gibi bende, çocuk bezi yerine, beşikte öllüğe (toprağa) sarılarak büyümüşüm.

Köylerde çiftçinin desteklenmemesi, yeterli devlet hizmetlerinin yapılmaması, özellikle köy enstitülerinin kapatılması sonucu, 1950 yılları sonunda, köyden kente çok büyük çapta göç akını başlamıştır. Köyler boşalmıştır. Terk edilen evlerimiz yıkılmış harap olmuştur. Reçberlik, çiftçilik köyümüzde (birçok köyde) tamamıyla bitmiştir. Hayvancılık, Tarım, ziraat yok olmuştur. Ekilip biçilen tarlalar boş kalmıştır. Köyümüz emeklilerin, tatil köyü, tatil cenneti haline gelmiştir. Köyümüzde yaşam biçimi çok önemli ölçüde değişmiştir.

1955 yılında, 8 yaşında iken, Ankara’da bulunan Rahmetli amcamın (emmimin) yanına okumak için gönderildim. 1972 yılında evlendim. Evlendiğim yılda, devlet memuru olarak Ankara’da göreve başladım. 1980 yılında, Bursa’ya tayin edildim. 1999 yılı sonunda emekli oldum. 2 kız çocuğu babasıyım. 3 torun dedesiyim. Halen Bursa yıldırım ilçesinde ikamet etmekteyim.

Küyüm Mursa’la, 1955-1974 yılları arasında okul tatillerinde (yaz aylarında ) her sene, uzun yıllar trenle gidip geldim. Babam ve annem 1958 yılında, baba ocağını tüttüren iki ağabeyim ise farklı yıllarda 1960 yılları sonlarında, 1970 yılların başlarında köyümüzdeki evimizin kapısına kilit vurup, Ankara’ya yerleştiler. Geçen yıllar içinde evimiz yıkıldı, harabeye döndü. Tarlalarımız ekilmez biçilmez oldu.

En büyük ağabeyim, köyden ayrıldıktan sonra, bu güne kadar köyümüze bir ya da iki defa gitmiştir. Diğer ağabeyim ise, 1990 yıllarda emekli olduktan sonra, köy içinde (aşağı çevirme mevkiinde) bulunan, 8 kardeşe miras kalan tarlamız üzerine, tarlası tarlamıza sınır olan akrabamızla, bizim tarlamız üzerine 2 takım halinde ev yapmışlardır.

Bende 1999 yılı sonunda emekli olduktan sonra, aynı tarla üzerine, emekli paramla ev yapmak için, aynı köylü olan eşimle birlikte yazları köyümüzde kışları Bursa’da kalmak için 2001 yılında köyümüz Mursal’a gittim. Ama ev yapamadım. Neden ev yapamadığımı, anılarımın sonunda, ilk kez ayrıntılı olarak, açıklayacağım. Açıklamamı özellikle kardeşlerimin, yeğenlerimin, merak eden akraba köylülerimin, miras sorunu yaşayanların, dikkatle okumalarını önemle, ısrarla öneriyorum.

2008 yılında köyümüze, tapu kadastro hizmeti gelmesi üzerine, babamızdan miras kalan tarlalarımızın tapularını, 8 kardeşimizin üzerine yazılıp yazılmadığını kontrol etmek için, Bursa’dan köyüm Mursal’a gittim. 2 gün kayın pederimin boş olan evinde kaldıktan sonra tekrar Bursa’ya döndüm.

Aradan 8 yıl geçtikten sonra, Eşimin ablası Meryem ve Eniştesi Ferhat Kaya’nın daveti üzerine 2016 yılında Ağustos ayında eşimle birlikte köyüm Mursal’a gittim. 16 gün kaldım. Köyümüzü doya doya gezdim. Unutulmaz an ve anılarımla ilgili resimler videolar çekip paylaştım.

8 Mirasçı (kardeşten) biri olarak, atalarımızdan, dedelerimizden bize miras kalan tarlalarımızın, zorunlu olan kanuni şartlar, zamanında yerine getirilmediği için, devlet tarafından, 3. Kişilere satılmaması için, kanunun verdiği hak ve yetkiyle, Ankara 14. Sulh hukuk mahkemesinden, 2021 yılında aldığım mirasçılık belgesi ile, (Ankara’da bulunan kız kardeşimin yardım ve desteğini ile) tarlalarımızın, tapularını 8 kardeşin üzerine devir etmek için, 30.2.2022 tarihinde, Bursa’dan, memleketim olan Sivas Divriği ilçesine gittim. Belediyeden, tapu kadastro müdürlüğünden, köyümüz muhtarlığından gerekli olan belgeleri evrakları tamamladıktan ve aldıktan sonra, tapu müdürlüğünden, yeni tapularımızı aldım. Eski tapular geçersiz oldu. Böylece ailemiz, mirasçı kardeşlerimiz adına, tarihi bir görevi ve sorumluluğu yerine getirmiş oldum.

Divriği’de, tapu işlemlerini yaparken, 2008 yılında tapu kadastro yapıldığı tarihte, ağabeyimin ev yaptığı tarlada, cins değişikliği yapıldığını, tarlanın, kagir ev ahır olarak tapuya geçirildiğini, ev yapan ağabeyimin adının ve soyadının tapu defterine, yazılmış olduğunu ilk kez öğrendim. Bu durumu Whatsap grubunda kardeşlerime açıkladım.

Tapu intikal işlerini gerçekleştirmek için, Divriği’de 3 gün otelde kaldım. Tapu tescille ilgili yaptığım tüm iş ve işlemleri, ayrıntılı olarak, günü gününe Whatsap grubunda, paylaşarak kardeşlerimi (mirasçılarla günü, gününe ) bilgilendirdim. Köye ev yapan ağabeyim hariç, en büyük ağabeyimiz başta olmak üzere, kardeşlerimin hepsi yapılan tarihi ve önemli görevin yerine getirilmiş olmasından memnun olduklarını, sözlü olarak açıkladılar.

Aynı yıl içinde Eşimin diğer ablası Ayşe ve Eniştesi Zeynel Temel’in ısrarlı daveti üzerine 2.5.2022 tarihinde, köyümüze gitmeye karar verdik. Görülmesi gereken en güzel aylarda, eşimle birlikte 72 gün kalarak hayatımızı en uzun tatilini yapmış olduk.

DEĞERLİ GÖNÜL DOSTLARIM KÖYLERİN VE KÖYLÜLERİN, YILLARCA KANAYAN YARASI MİRAS SORUNU

Her köylü gibi 1960 yıllarda köyden kente Göç eden ağabeyim, 1990 lı yılların sonlarında emekli olduktan sonra, köy içinde aşağı çevirme mevkiinde bulunan, hemen üstünden köy yolu ve köy sulama suyu geçen, hemen altında büyük dere akan, babamızdan ve amcamızdan 8 kardeşimize miras kalan, 4633 metre kare olan tarlamıza bitişik sınırı olan, aynı konumdaki tarlanın sahibi akrabamızla (Rıza ağabeyle birlikte, mirasçıların hiç birinden vekalet ya da rızalık almadan, tek mirasçıysıymış gibi, tarlamız üzerine 2 takım halinde ev yapmaya karar veriyorlar.

Ev inşaatı bittikten bittikten sonra ağabeyimin, Birlikte ev yaptığı akrabamızla, açıklanmayan bir sebepten dolayı araları açılıyor. Akrabımız yaptığı evi olduğu gibi bırakarak, bir daha dönmemek üzere köye veda ediyor. Ağabeyimle olan tüm ilişkilerini tamamen kesiyor. Bu gerçeği tüm köy halkı (el, alem) öğreniyor. Bu önemli konular, bugüne kadar kardeşler arasında hiç bir zaman konuşulmamış ve tartışılmamıştır.

2000 yılı başında, emekli olduktan sonra, 2001 yılında, ağabeyimin ev yaptığı aynı tarla üzerine, emekli paramla ev yapmak, tıpkı ağabeyim gibi eşimle birlkte, yazları köyde, kışaları şehirde kalmak düşüncesiyle, köyde bulunan ağabeyimin evine gittiğimde, Gördüğüm manzara beni çok ciddi derecede rahatsız etmişti. Çünkü tarlaya, başka hiç bir ev yapılmayacak şekilde, baştan başa meyve fideleri ve kavak ağaçları dikilmişti. Tarlanın üst kısmına ev, ahır, garj, yapılmıştı. Tarlanın etrafı dikenli tel örgüyle çevrilmişti. Kısacası tarlanın tamamını ağabeyimin sahiplenmiş olduğunu gördüm ve anladım.

Daha sonradan rahmetli olan annemiz, o günlerde ağabeyimin yanında kalıyordu. Üçümüz evin önünde oturup sohbet ederken, Konuyu açtım. Ağabey sana 3 önerim var dedim. Ya akrabımızın (Rıza ağabeyin) yaptığı evde yaz aylarında kira ile oturayım, Ya o evi satın alayım ya da tarlanın uygun bir yerine bende ev yapayım dedim. Beni dikkatle dinleyen ağabeyimin sinirli, gergin kızgın, öfkeli bir uslupa rahmeti olan annemin yanında bana aynen şu sözleri söylemişti.

Söyleyeceklerin bitti mi? Gardaş dedi. Evet bitti abi dedim . Şimdi beni iyi dinle dedi. 3 önerinide kabul etmiyim. Gelip buraya, (aşağı çevirmenin tarlaya) girersen, Aha gördüğün şu çitilleri (yeni dililen meyve ve kavak ağaçları fidanları) kökünden sökeceğim. Tel örgüyü kıracağım, İneği, keçiyi keseceğim, Ankara’da bulunan çocuklarını ( çok sevdiğim 2 kız 2 erkek yeğenlerimi ) arayacağım. Buradan çekip gideceğim. Bunları yapmam için bana iki ay müsade et. ( 2 ay değil, aradan 22 yıl geçti hala gidecek) Bu sözler annemi de beni de ziyadesiyle üzmüştü. (2003 yılında ağabeyimin bu sözlerini, bu davranışını kardeşlerime yazdığım mektupla açıklamıştım.

O günlerde, ağabeyime, hiç bir kardeşimin, hiç yeğenimin sormaya cesaret edemediği bir soru daha sormuştum. Rıza ağabeye (tarlamıza sınır tarlası olan akrabamız) tarlamız üzerine ev yapmasına neden izin verdin? Diye sorduğumda, yine çok sinirlenerek, çok kızarak, çok yüksek ses tonuyla aynen şunları söylemişti.

Senin buraya ( köydeki tarlalara, eve ) ne emeğin geçti ki, hak iddia ediyorsun, hesap soruyorsun. El alem tarlalarımızı yıllarca ekip biçerken sesin çıkmadı da, (o tarihlerde çocuktum, çocuk olmasam bile ağabeylerim dururken söz hakkım yoktu) şimdi ben buraya, bu hizmetleri getirincemi, bu tarla bu kadar kıymetli, değerli oldu. Şu diktiğim ağaçları, şu evi, ahırı, yapmak için verdiğim emeği, döktüğüm parayı biliyin mi? Devlet bile bu tarlayı benim elimden alamaz. Beni bu güne kadar kimse yıldıramadı gardaş, sende yıldıramazsın. Çok istiysen, sende git yukarı taralaya ev yap. (yukarı dediği tarlada su ve yol yok) Bir ağabeyin, bir kardeşine söylemeyeceği çok kırıcı, çok haksız, çok yaralayıcı, kardeşlik değerlerini kökten yok edici sözlerdi. Ağabeyim bencilliğin esiri olmuştu. Hepimizin hakkı olan tarla miras yüzünden annemi ve beni de ziyadesiyle üzen bu sözleri (2003 yılında yazdığım mektupta kardeşlerime açıklamıştım)

Kendimi, baba mirası tarlamızdan, ağabeyim tarafından kovulmuş gibi hissetmiştim. Hayal edilemeyecek kadar derinden incinmiş ve kırılmştım. Ağabeyimin söylediği çok kırıcı, çok ağır sözlerdi. sevgiyiği, saygıyı, eşitçe ve kardeşçe paylaşmayı, anlaşmayı aramızdaki kardeşlik bağını bir daha kurulmayacak şekilde yok etmişti. Ağabeyimle aramızda, hiç bir zaman erimeyecek buzdan duvar örmüştü. Miras hukukuna, atalarımıza, babamıza kardeşlik değerlerimize çok büyük haksızlık yapılmıştı. Bu düşünceyle ve üzüntüyle Ankara’ya gittim. Olanları en büyük ağabeyime olduğu gibi tek, tek anlattım. Ağabeyi gardaşım yanlış yapmış dedi. El alem içinde tarla yüzünden (miras) kavga etmeniz doğru değil, o tarlaya girme gardaş dirlik edemezsiniz. Huzur bulamazsın dedi. Büyük ağabeyimin olaya bu anlayışla, yaklaşması, beni umutsuzluğa sürüklemişti. Çaresiz bırakmıştı. Çünkü o zamanlar, bir çok açıdan, maddi, manevi, bilgisizlik anlamında (el alem içinde) savcılık, yargı, mahkeme yoluyla hak arayacak durumda değildim.

Yapılan bu haksızlığı, adaletsizliği o günden bu güne kadar hiç bir zaman unutamadım. Hiç bir zaman içime sindiremedim. Hiç bir zaman kabullenemedim.

2003 yılında yazdığım mektupla, kız kardeşlerime durumu ayrıntılı olarak anlattım. Ama kız kardeşlerimin hiç bir şey yapamayacaklarını biliyordum. Bu konuda kız kardeşlerimin hak aramaları bir yana , söz hakları dahi yoktu. (yazdığım mektubu kız kardeşimin bu güne kadar muhafaza ettiğini biliyorum)

Ağabeyimle 2001 yılından beri, yani 21 yıldır, tarla yüzünden (miras) yüzünden hiç konuşmadık. Annemizin, iki kız kardeşimizin ölümlerinde, düğünlerde, çok ağır hastalıklarda, köye gidiş gelişlerimde, köyde kaldığım günlerde hiç konuşmadık. Konuşmadığımızı, akrabalarımız el alem, köylülerimiz öğrendi.

Kardeşlerim, yeğenlerim bu olayı yıllarca görmezlikten duymazlıktan, bilmezlikten gelmeselerdi, Açıkça hakısızlığa uğrayan kardeşin (amcanın) yaptığı haklı itirazlar, uyarılar, konuyla ilgli ayrıntılı mektubu dikkate alınsaydı, bu kırgınlık, bu dargınlık, asla bu kadar uzun sürmezdi.

Hazreti Muhammedin haksızlıkla ilgili olarak güzel ve anlamlı bir sözünde diyor ki, “HAKSIZLIK KARŞISINDA SUSAN DİLSİZ ŞEYTANDIR.” Anlayana sivri sinek sazdır. 22 yıldır haksızlık karşısında hiç susmadım. Ama hakkımı hukuksal yoldan aramadığım için kendimi, kardeşine açıkça haksızlık yaptığı için ağabeyimi asla affetmeyeceğim.

Bu tür benzeri haksızlıkları önlemek için, devlet geçte olsa, gerekli önlemleri almıştır. Babadan kalan mirasa (hisseli tarlaya, arsaya) ev yapmak isteyen bir mirasçı, tüm mirasçılardan noter aracılığı ile ev yapabilir diye vekalet almak zorundadır. Ayrıca bazı kanuni şartları yerine yerine getirmek zorundadır. Aksi taktirde hiç bir mirasçının bundan böyle eskisi gibi ev yapması imkansız hale gelmiştir.

Bu kanun ev yapıldığı tarihte olsaydı, ağabeyim tarlamıza mirasçıların onayını almadan ev yapabilir miydi? Kardeşine beni kimse yıldıramadı sende yıldıramazsın diyebilir miydi? m Bu tarlayı devlet bile elimde alamaz diyebilir miydi? Tarlada cins değişlikliği yapabilir miydi?

Bu nokta sorulması gereken soru şudur. Hakkını arayan mirasçı kardeş mi Haksızdır? Hiç bir mirasçıdan onay almadan babadan kalan tarlaya tarlaya ev yapan kardeşinin tarlaya ev yapmasına izin vermeyen ağabey mi Haksızdır?

En yüce adalet vicdandır. Vicdan sahibi olanlar, vicdanlarına danışarak bu soruya cevap vermelidirler.

2-3-4-5-Mayıs 2022 tarihli anılarım https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160270943089419

6-7-8-9-Mayıs 2022 tarihli anılarım
https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160271201614419

https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160271303504419
11-12-13-14. Mayıs 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160272406164419
16-17-19-20 Mayıs 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set?vanity=balmaca&set=a.10160272463194419
21-22-23-25 Mayıs 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set?vanity=balmaca&set=a.10160272564159419
26-27-28- Mayıs 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set?vanity=balmaca&set=a.10160272803529419 29-30-31 Mayıs 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160273188834419 1-2 Haziran 2022 tarihli anılarım
https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160275762024419 3.5 Haziran 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160276338729419 6-7-8-9-10-13. Haziran 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set?vanity=balmaca&set=a.10160277201059419 19-20.21.22.23.25-26-27-28-29-30 Haziran 1-2-3-4 Temmuz 2022 tarihli anılarım

https://www.facebook.com/media/set/?vanity=balmaca&set=a.10160277629224419 5-6-9-10-13-14-15 Temmuz 2022 tarihli anılarım

13.6.20

MURSAL KÖYÜ ANILARI HAZİRAN 2022



Ata yurdu, baba ocağı,  doğduğum,  köy olan,  çocukluğumda yoksulluktan çarık giydiğim 2020 Haziran köyüm mumsal anıları 

15 Mart 2020 tarihinden itibaren korana virüs nedeni,  yaşımın 65 ve aynı zamanda kalp hastası olmam nedeni riskli gruba girdiğim için 3 ay boyunca eşimle birlikte evde kapalı kalmıştık.

Köyüm mursal’a en son 10.8.2016 tarihinde 17 yıl aradan sonra, bacanağım Ferhat kayanın misafiri olarak köyüm mursal’da 15 gün hayatımın en güzel,  en unutulmaz 15 gününü geçirmiştim. Köyümü doya,  doya gezmiş hasret gidermiştim birçok resim ve videolar çekip siz gönül dostlarımla paylaşmıştım.

Ankara’da bululan kız kardeşim Savet’in köyümüz Mursal’la gitme önersini kabul l ettik. 13.6.2020 tarihinde saat 15.20 de kardeşim Savet’in telefonu ile köye gitmemiz kesinleşti. 4 yıl ardan sonra, eşim melek, kardeşim savet, yeğenim saadetle birlikte en az bir ay kalmak üzere özel aracımla haziran ayının ikici haftasının sonunda köyüm mursala gitmeye karar verdik.  Bütün içtenliğimle ifade ediyorum ki, köyde nerede kalırsam kalayım, kalacağım yeri 5 yıldızlı otele asla değişmem. Herhangi bir aksilik olmaz ise, köyde kaldığımız her günü doya doya değerlendireceğimize eminim.  13.6.2020. saat 16.40


3.6.20

KORANALI GÜNLERİMİZDEN ANILAR

48 Görüntüleme
Zülfikar Bal


Sevgili gönül dostlarım, doğayı ve doğallığı seven güzel insanlar, öncelikle hepinizi her birinizi sevgiyle özlemle selamlıyorum.

Yaşım 70 in üzerinde ve kalp hastası olmamam nedeni ile ilk günlerden itibaren 14 kurala azami derecede uyuyoruz. 15 Mart 2020 tarihinden itibaren sokağa çıkmıyoruz. Evimden sonra ikinci yaşam olan kapalı kaya deresine sevginin kesiştiği yere sabahın erken saatlerinde çıkmıyorum. Kır çiçeklerinin doğanın ve doğan resimlerini, videolarını paylaşamıyorum.

Sevgili gönül dostlarım

24. 10,2016 Tarihinde oldukça ciddi bir kalp krizi geçirdiğim ve sten takıldığı için, kasım aynın ilk haftasında Pazar günü “Kaplı kaya yaşam boyu spor 2000” sonbahar etkinliğinin 6. Yılını gerçekleştirememiştim. Siz gönül dostlarımla sevginin kesiştiği yerde buluşamamıştım. Bu sende de ilkbahar etkinliğimizin 10 yılını, korana virüs nedeni ile gerçekleştiremedim. Siz gönül dostlarımla sevginin kesiştiği yerde buluşamadım.

Yaşam boyu sporumuzu, her gün düzenli olarak evimizde eşimle birlikte evimizde yapıyorduk. Eşimin önerisi üzerine, 7.4.2020 tarihinden itibaren apartmanımızın, ortak kullanım alanı olan etrafı duvarla ve tel örgülerle çevrili bahçesinde, her gün saat 17.00 ile 18.00 arasında sporumuzu yapıyoruz.

11.4.2020 tarihinde yaptığımız yürüyüşümüzden kısa bir bölümünü ve egsersizlerimiz sevdiğimi z türkü eşliğinde koranalı günlerin anısı olarak videoya aldım.

Çok ciddi bir süreçten geçtiğimizin bilincindeyiz. Ülkemizde dünyadaki olayları kaygıyla endişe ile izliyor ve takip ediyoruz.

Yaşamakta olduğumuz tüm sıkıntılara üzüntülere rağmen, Bursa’nın, Türkiye’nin dünyanın neresinde olursanız olun hepinize ve birinize kucak dolusu selamlarımı gönül dolusu sevgilerimi yolluyorum. Yakın tarihte ufukta gözükmese de, sevginin kesiştiği yerde buluşmak özlem ve dileği ile sevgiyle sağlıkla hoşça kalın diyorum. 11.04.2020



https://www.facebook.com/balmaca/videos/10158166768734419/ 23.4.2020 KORANALI GÜNLER ANISI

https://www.facebook.com/balmaca/videos/vb.552884418/10158239169084419/?type=2&video_source=user_video_tab 11.4.2020


https://www.youtube.com/watch?v=aIHURHSsURQ&t=601s  ELDE MASKE YAPIMI


5.6.17

EMEKLİ SEN GENEL KURULUNDA DEMOKRASİNİN YOK EDİLDİĞİNİ ÜZÜLEREK İZLEDİM.



4.6.2017 tarihinde saat 12.30 Bursa Ördekli Kültür merkezinde yapılan Emekli Sen Genel Kurulu, CHP Bursa İl Başkanı Sayın Şadi Özdemir’in  (biraz gecikmeyle) CHP Bursa Milletvekilimiz Sayın Orhan, Sarıbal’ın, sivil toplum örgütleri başkanlarının katılımı ile gerçekleşti.

Genel kurulda geçen zamanın tamamına yakını, genel kurul üyelerinin konuşmasıyla değil,  konukların  (protokolün) konuşmasıyla geçtiğini çok rahatlıkla söyleyebilirim.

Genel kurulda faaliyet raporu ve disiplin raporları okunmadan,  okunmuş olarak kabul edildi. Ve ayrı, ayrı oylandı.  Mali rapor okunarak oya sunuldu ve kabul edildi.

Her 3 rapor hakkında da söz alan olmadı. Zaten gündemde öyle bir madde yoktu. Raporların okunması ve aklanması vardı.

Eski başkan Sayın Günay Onayman’ın hazırladığı tek liste ile seçime gidildi.

Genel kurul saat 13.15 de başladı.  15.37 de sonuçlandı.

Toplam 2 saat 22 dakikada genel kurul tamamlandı.

Sendika başkanı toplam: 40 dakika konuştu.

Konuklar toplam: 165 dakika konuştu

Mesajların okunması ve ara boşluklar toplam: 10 dakika idi

Genel kurul üyeleri toplam: 7 dakika konuştu.  (katılımcı demokrasi adına, inanılması çok zor olan, üzücü ve düşündürücü gerçek)

İnanılması çok zor olan düşündürücü ve üzücü gerçek karşısında dilek ve temenniler de söz aldım, divan ve genel kurul üyeleri huzurunda dedim ki

“Keşke 1980 yılı öncesi yapılan genel kurullara hiç katılmamış olsaydım. Keşke 1980 yılı öncesinde genel kurul hazırlanırken, yapılırken yönetilirken uygulanan toplantı usullerini, yöntemlerini, disiplin kurullarını hiç öğrenmemiş, bilmemiş, görmemiş oldaydım.”

 Demokratik yapıya sahip parti,  sendika, oda,  dernek vb. gibi örgütlerde Toplantılar düzlenirken, yapılırken, yönetilirken, (tıpkı TBMM’sinde olduğu gibi)  toplantı usul ve yöntemlerine, toplantı disiplin kurallarına, titizlikle uyulmadığı sürece,    bunlar kurallar üyeler tarafından bilinmediği sürece,    katılımcı demokrasiyi yaşatma şansımız az değildir sıfırdır.

Biz solcular, demokratlar, devrimciler demokrasiyi, eylemlerde, etkinliklerde değil,  toplantılarda, özellikle söz hakkının kullanılmasında eşit olmayan uygulamalarla kendi ellerimizle kendi içimizde göz, göre, göre öldürüp yok ediyoruz.

Sonra da başkalını suçluyor ve yargılıyoruz.  Ne zaman iğneyi kendimize batıracağız. Bu kronik ve bulaşıcı hastalığı yenemezsek belki de o şansı tümden yitireceğiz.04.06.2017

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10155374851909419/?ref=notif&notif_t=video_processed&notif_id=1496601682175565 (video 1)

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10155374858759419/? (ref=notif&notif_t=video_processed&notif_id=1496589670304961 (Video 2)

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10155375102984419/?ref=notif&notif_t=video_processed&notif_id=1496624632810622 (Video 3)

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10155375101969419/?ref=notif&notif_t=video_processed&notif_id=1496624626928936 Vide 4)

https://www.facebook.com/balmaca/media_set?set=a.10155375659974419.1073742924.552884418&type=3 (albüm)

18.9.16

KÖYÜM MURSAL HAKKINDA YAZILARIM VİDEOLARIM RESİMLERİM URL




https://www.facebook.com/media/set/?set=a.439221589418.239979.552884418&type=3

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154512441104419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154497662734419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154497662104419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154494863304419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154494862824419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154494487849419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154490357404419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154490353899419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154452491049419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154490350764419/

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2016/08/koyum-mursal.html

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2016/08/koyum-mursal.html

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koyluyu-koyunden-gozyaslariyla.html

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154489500499419/

https://www.facebook.com/balmaca/posts/10154489674009419

https://www.facebook.com/photo.php?fbid=10154489181619419&set=pcb.1805227263045190&type=3

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154469108954419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154482507409419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154482507409419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154480998569419/

https://www.facebook.com/balmaca/posts/10154482060839419

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154479878929419/

https://www.facebook.com/balmaca/posts/10154476028364419

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154474217909419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154473596214419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154473423974419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154470765649419/

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154470757759419/

https://www.facebook.com/notes/z%C3%BClfikar-bal/2016-yili-14-g%C3%BCnl%C3%BCk-k%C3%B6y%C3%BCm-mursal-anilarimin-tamami-ve-s%C3%BCrpriz-anilar-bu-yazimda/1135900599809770

https://www.facebook.com/balmaca/videos/10154467121779419/











28.8.16

2016 YILI 14 GÜNLÜK KÖYÜM MURSAL ANILARI VİDEOLAR FOTOĞRAFLAR



 2.8.2016 -24.6.2016 tarihleri arasında siz gönül dostlarımla çeşitli sebeplerden dolayı sağlıklı iletişim kuramadım.

Uzu yılardır gitmediğim köyüm Mursal’da (eşimin eniştesi Ferhat ve ablası Meryem kaya çiftinin evlerinde) eşimle birlikte 14 gün kaldık. Köyümüzü doya, doya gezdik. Bolca fotoğraflar ve videolar çektim.

Köyümüz muhtarı Sayın Ali Kocaoğlu ve köy türküleriyle tanınmış olan köyümüz ozanı Sayın Ali Kızıl tuğ ile röportaj yaptım. Köyümüzde yapılan ve yapılacak olan hizmetler hakkında ayrıntılı bilgiler edindim.

Videoları yüklemekte zorluk çektiğimden, ilk aşamada, 14 günde gezdiğim ve gördüğüm yerlerin resimlerini, daha sonra da yükleyebildiğim videoları siz gönül dostlarımla paylaşacağım.

Köyüm Mursal’da bulunduğum 14 gün içinde, başta evlerinde konuk olduğum Ferhat ve Meryem Kaya çiftine, görüştüğüm, konuştuğum hısım ve akrabalarıma, ilgilerini sevgilerini esirgemeyen, Komşulara, köylülerimize, köyümüz muhtarı Sayın Ali Kocaoğlu’na, köyümüzün özanı Sayın Ali Kızıltuğ’a teşekkür etmeyi bir borç biliyorum. Tüm köylülerimizin hepsine, her birine en içten selam ve sevgilerimi yolluyorum. 26.08.2016

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10154469979669419.1073742688.552884418&type=3 14

KÖYÜMÜZÜN İLK DEVLET MEMURU, İLK SUBAYI, KÖY ENSTİTİSÜ MEZUNU, ÇOK DEĞERLİ HOCAM VAHİP DOĞMUŞ UN KÖYÜMÜZ HAKKONDA YAZDIĞI  KÖYÜM  MURSAL  ADLI  ŞİİRİ PAYLAŞMAKTAN ONUR VE GURUR DUYARIM.
http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2016/08/koyum-mursal.html (KÖYÜM MURSAL  HAKKINDA YAZAN VAHİP DOĞMUŞ)


KÖYÜN LAKABIYLA JAPON ALİLİN OĞLU VAHİP DOĞMUŞ HOCAMLA BİR TARİHTE YAPTIĞIM RÖPORTAJLARI (ŞİİRLERİNİ)  İZLEMENİZİ ÖNERİRİM. BAĞLANTI ADRESLERİNİ BİLGİNİZE SUNUYORUM

https://www.facebook.com/balmaca/videos/vb.552884418/10152554521354419/?type=2

2009 YILINDA KÖYÜM MURSAL HAKKINDA YAZDIĞIM YAZILARIM KÖYÜMÜZE SİTESİNDE YAYINLAŞMIŞTI.   YAZILARIMIN BAĞLANTI ADRESLERİNİ BİLGİNİZE SUNUYORUM.

Not:  2016 Yılı 14  günlük  köyüm  mursalla  ilgili  videoları  zaman  içinde  çektikçe   aynı  tarihlere  ekleyeceğim





25.8.16

KÖYÜM MURSAL KÖYLÜM VAHİP DOĞMUŞ UN ŞİİRİ

KÖYÜM MURSAL
Divriği ile Kemaliye arası
Mursal köyü konak yeri burası
Derin dere yama dağı yaylası
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Gündüz güneş, gece başka yıldızlar
Batısında çeçik,yuva kandıl var
Gedik ağzı sarı taş, düz tarlalar
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Kızıl pınar geyiceğin suları
Köylü içer şifa diye bunları
Kaya başı, kova, kervan yolları
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Yama dağdan büyük dere oluşur
Meyminliden gelen buna karışır
Yuvanın ki koçseyinde buluşur
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Beş kardaşım, dişlerin, yuva alası
Heybetlidir tavşancıl kayası
Onbinlerce kaynak, temiz havası
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Uzun asma, baydığın, in deresi
Yartmış, hındı, kevenni kesik, kusseki
Dağlar çiçek açar bulunmaz teki
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Şeytan görmez, karalen yurt, cavata
Çukur sulak, çevirme,adım ata,
Doyum olmaz karaya, çokmaşata
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Eski değirmen, yoncalık,çimen
Abara bendiyle döner değirmen
Karşıya, köprü öğzü, sakkolu, ören
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Mursal köyü tahıl anbarı idi
Çevre köylerin en güzel varıydı
İçtiğimiz kaynak buz sularıydı
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Beş yüz hane vardı kalmış sekseni
Çalışma zorluğu geçim nedeni
Viran köye gelmiş elektrikleri
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Emekli olanlar köye dönermiş
Yavaş yavaş köyün yüzü gülermiş
Dağlarında, çalı meşe güvermiş
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Kavurma yolları inişli çıkışlı
Derin dere kaşına gelince köyle bakışlı
İlk baharda halı gibi nakışlı
Gelin dostlar ben köyümü anlatam
Vahip doğmuş derki yok babam malları
Cavatının, gündüzlünün kumları
Baraj olmuş devlet almış suları
Gelin dostlar ben köyümü anlatam

26.11.15

ONURLA, GURURLA, HEYECANLA, ÖZLEMLE, HASRETLE PAYLAŞIYORUM. KÖYÜM MURSLA VE MURSALLILARA, KÖY HASRETİ ÇEKEN TÜM KÖYLÜLERİMİZE SELAM OLSUN DİYORUM

ONURLA, GURURLA, HEYECANLA, ÖZLEMLE,  HASRETLE PAYLAŞIYORUM.
KÖYÜM MURSLA VE MURSALLILARA, KÖY HASRETİ ÇEKEN TÜM KÖYLÜLERİMİZE SELAM OLSUN DİYORUM

Ata yurdu, baba ocağı köyüm Mursal’a tarihinde ilk kez böyle bir bina, böyle bir cemevi yapılıyor,  böyle bir hizmet binası yapılıyor. Yörenin en büyük köylerinden biri olan köyüm Mursal böyle bir cem evini ve hizmet binasını çoktan halk etmişti.  Başta Mursal köyü muhtarımıza maddi manevi emeği geçen, hizmeti dokunan tüm köylülerimize ve halkımıza, kurum ve kuruluşlara Mursal’lı olarak Gönülden yürekten teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.

Çok uzaklarda,   yama dağının eteğinde olsa da, çok sık gidip gelmesem de, köyüm Mursal’lı çok özlüyorum.    Köylümü çok özlüyorum.  Mursal’nın dağını, taşını havasını kurdunu kuşunu, dişlerini, çevirmeyi, yartmışı çok özlüyorum.   Köyden 45 dakika uzakta olan dişlerin mezrasında yokluktan çarık giydiğimi,  çarığın tabanı yırtılınca sırımla örüldüğünü çok iyi hatırlıyorum. Ölünceye  kadar  unutamayacağım  anılarım  var.

63 yıldır ayrı kaldığım Köyüm Mursal’la  ( BİR KİŞİ HARİÇ)  tüm Mursal’lılara, Cennet vatanımın bir başka köşesi olan 35 yıldır ikamet ettiğim,  Bursa’dan,  Yıldırım ilçesinden,  kaplı kaya mahallesinden,  kaplı kaya parkından, kaplı kaya deresinden,  ulu dağın yamaçlarından gönüller dolusu sevgilerimi kucaklar dolusu selamlarımı,  buram, buram hasret ve özlem kokan duygularımı yolluyorum.

Bu güzel paylaşımda bulunan, bizleri bigilendiren sayfa arkadaşım köyüm Cemali Kocaoğlu’na ayrıca teşekkür ediyorum.    

2009 yılında köyüm hakkında yazdığım bir kaç yazımın bağlantı adresini köylülerimle köyüne hasretlik çekenlerle paylaşmak istiyorum.



2009 YILINDA KÖYÜM HAKKINDA YAZDIĞIM YAZILARIMIN BAĞLANTI ADRESLERİ
http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koyum-mursalin-yeri-yerlesimi-yasam.html  (KÖYÜM MURSAL’IN YERİ, YERLEŞİMİ, YAŞAM KOŞULLARI) 

            http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/11/mursal-koyum-oldugu-icin-guzel.html  (MURSAL KÖYÜMOLDUĞU İÇİN GÜZEL) 

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/zulfikar-bal-ofkarliyim.html (EFKÂRLIYIM) 

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koylunun-koyune-ve-koylusune-aski.html (KÖYLÜNÜN KÖYÜNE VE KÖYLÜSÜNE, AŞKI, SEVDASI, ÖZLEMİ) 

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/mursalliysan-baskoseye-ve-mursali.html (MURSALLIYSAN BAŞKÖŞEYE VE MURSALI FERHAT KAYA HK.) 

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koylerimizde-ve-o-toparakalrda-yasayan.html (KÖY BÜYÜKLERİMİZ) 

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koyume-ve-koylume-karsi-olan-ozlemim.html (KÖYÜME VE KÖYLÜME KARŞI OLAN ÖZLEMİM GİTMİYOR AZALMIYOR) 

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/emegin-teri-topraga-dusmeyince-koye-koy.html (EMEĞİN TERİ TOPRAĞA DÜŞMEYİNCE, KÖYE KÖY, KÖYLÜYE KÖYLÜ DENİRMİ?) 

http://cancana-balmel.blogspot.com.tr/2009/12/koyluyu-koyunden-gozyaslariyla.html (KÖYLÜYÜ KÖYÜNDEN GÖZYAŞLARIYLA KOPARANLAR UTANSIN)

 


 

6.9.15

MAGALDA, FIRINDA, PATLICAN, K.BİBER KÖZLEME KIŞA HAZIRLIK



MAGALDA, FIRINDA, PATLICAN, K.BİBER KÖZLEME KIŞA HAZIRLIK

2015 Yılının sonbahar mevsiminde,  eylül ayının ilk haftasında, Pazar günü sabahın erken saatinden akşamın geç saatine kadar, arkadaşımızın evinin bahçesinde, doğal bir ortamda baylı, bayanlı 5 ailenin karşılıklı dayanışması ile tam bir piknik havası içinde, kış hazırlıkları yaptık. Mangalda, fırında, kırmızıbiber ve patlıcan közledik. Çocuklar dâhil çalışmayan hiç kimse kalmadı. Mangal yanarda kanat, köfte olmaz mı?

Akşam çayını hep birlikte içerken, tavuk ve civcivleri kafeslerine girmesi için oldukça çaba harcadık.  Hepimizde oldukça yorulduk. Hava sıcaktı terledik.  Eğlendik, dinlendik. Kısacası eğlenceli,   huzurlu neşeli dolu, dolu bir Pazar keyfi yaşadık.

AYRICA

Son baharın güzelliklerini hep birlikte görmek için, kaplı kaya deresine sabah yürüyüşü ve sabah kahvaltısı yapmak için, buluşmaya karar verdik. Ayrıntıları, buluşma tarihini saatini ve yerini önümüzde süreçte bu sayfadan duyuracağım.

DAVETLİSİNİZ

Kaplıkaya deresine yapacağımız sabah gezisine sabah kavatlısına bu haberi duyan tüm gönül dostlarım, sayfa ve yol arkadaşlarım, doğayı ve doğallığı seven tüm güzel insanlar, eş ve çocuklarıyla,  anne, baba ve dedeleriyle, sevenleriyle sevdikleriyle davetlidirler. Ekinliğin düzenlenmesi tamimiyle bireyseldir. Hiçbir kurum ve kuruluşun doğrudan ve dolaylı olarak ilgisi yoktur. Duyan işten tüm halkımız davetlidir.

Bu duygu ve düşüncelerle sonbahar etkinliğinde buluşmak üzere hepinize ve her birinize kucaklar dolusu selamlarımı gönüller dolusu sevgilerimi yolluyorum 06.09.2015

DAHA ÖNCEKİ YILLARDA YAPTIĞIMIZ ETKİNLİKLERİ İZLEMEK İSTERMİSİNİZ?

https://www.facebook.com/tasim.guler/media_set?set=a.378268638860541.88216.100000322237757&type=1
 1.4.2012  kaplı  kaya  deresine düzenlediğim 2. ilk bahar gezisi

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10150941178219419.440821.552884418&type=3  3.6.2012  tarihinde  kaplı kaya parkında  düzenlediğim piknik etkinliği

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151251079669419.484326.552884418&type=1 11.Kasım 2012  tarihinde  kaplı  kaya deresine  düzenlediğim sonbahar gezisi

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151548361114419.1073741847.552884418&type= 7.4.2013 tarihinde  kaplı  deresine  düzenlediğim  ilkbahar  gezisi

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10152339112854419.1073742053.552884418&type=1 6.NİSAN 2014   tarihinde  düzenlediğim ilk  bahar  gezisi

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10152343041014419.1073742054.552884418&type=1  10 yıla varan  bir  mücadelenin  sonucunda ilçe belediyemize  8.  2014 Nisan  ayında  kaplı kaya  parkına halkımızın  mahalle  muhtarlarımızın  desteği  ile  yumuşak zeminden  yürüyüş  yolunu yaptırmayı  başarmıştım.   

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10152343041014419.1073742054.552884418&type=1 18 MAYIS  2014  kaplı  kaya  parkında  sabah  kahvaltı etkinliği

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10152424469099419.1073742073.552884418&type=1   2000 ve 2003 yılları  arasında  kaplı  kaya  parkında sabah sporu  ve  toplu egzersizler  yaptırdığım  için   arkadaşlarımın  verdiği plaketi onurumdur  gururumdur unutamadığım  güzel  anımdır

https://www.facebook.com/media/set/?set=a.10152404080179419.1073742068.552884418&type=1  14 MAYIS  2014   Bursa botanik  par  sabah sporu  etkinliği


https://www.facebook.com/balmaca/media_set?set=a.10152850294764419.1073742204.552884418&type=1&pnref=story   9.11.2014 YILI SONBAHAR   SABAH  KAHVALTI  ETKİNLİĞİ 

19.3.15

SEN MİSİN? MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI OLMAK İSTEYEN VİDEO

BİRİKTİRDİĞİN 3 KURUŞ PARANLA, EMEKLİ MAAŞINLA, DİK DURUŞUNLA, EĞİLMEZ BAŞINLA, TAVİZ VERMEZ KİŞİLİĞİNLE, ÖZGÜR İRADENLE SEN MİSİN? MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI OLMAK İSTEYEN

EŞİTLİĞİ, ADALETİ, DEMOKRASİYİ ÖZGÜRLÜĞÜ SAVUNUYORUM DİYEREK SEN MİSİN? MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI OLMAK İSTEYEN

Evet, benim diyorsan,  hodri meydan, kıyıdan köşeden, uzaktan, yakından oynayanları izlemeyeceksin, mendili eline alacaksın, oyuna gireceksin kol sallayacaksın, tüm hünerlerini göstereceksin terleyeceksin.  Ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu kanıtlayacaksın.

İlk olarak resim ve noter parası vermekle başlayacaksın

Ankara’ya gideceksin yol parası, yemek parası katılım parası, dosya parası vereceksin.

Aynı gün geldiğin yere şehre döneceksin yol parası vereceksin.

Bursa’ya döner dönmez çalışmalara başlayacaksın, dillere destan olacak şekilde aday adaylığını açıklamak için çok büyük salonlar kiralayacaksın kira parası yemek parası, dağıtacağın eşantiyonların parasını vereceksin.

Seçim bürosu kiralayacaksın kira parası çay şeker parası vereceksin.  

Binlerce kartvizit, katalog, broşür, afiş parası vereceksin.

Bunları dağıtma, asma yapıştırma parası vereceksin.

Ekip ya da grup kuracaksın, ilçe örgütlerinde yapılan toplantılara katılacaksın, benzin parası yemek parası, çay parası, bağış vereceksin.  

Defalarca toplu mesaj parası vereceksin,

Kahve salon toplantıları yapacaksın yer çay parası vereceksin

İl örgütünün 5 yıldızlı otelde düzenlediği sabah kahvaltısı parası vereceksin. Öz geçmişinle ilgili tanıtım kitapçığı bastırılacak kitap parası vereceksin.  

Gazetelerde, dergilerde, TV’lerde canlı yayınlarda çıkmak istiyorsan reklam parası vereceksin.

Bunları ve çok daha fazlasını yapmazsan, rakiplerinle dişe diş, başa, baş yarışmazsan tanınamayacaksın, sesini duyurmayacaksın, kendini anlatamayacaksın oy alamayacaksın seçilemeyeceksin. Paran emeklerin boşa gidecek.

BİRİKTİRDİĞİN 3 KURUŞ PARANLA, EMEKLİ MAAŞINLA, SEN MİSİN? MİLLETVEKİLİ ADAY ADAYI OLMAK İSTEYEN?  

https://www.facebook.com/video.php?v=10153075893244419