9.2.26

GERÇEKTEN AYIPLIYORUM NEYİ Mİ? AÇIKLIYORUM.


CHP’de yapılan bir işin, eylemin, etkinliğin ya da toplantının;

tüzüğe, demokrasiye, eşitliğe, adalete, hakka ve hukuka uygun olup olmadığını araştırmadan, incelemeden; sadece fotoğraf çektirip sosyal medyada reklam edenleri gerçekten ayıplıyorum.

Bu kişilerin kimler olduğunu kendileri de en az benim kadar iyi biliyor.

Ancak ne yazık ki bu alışkanlıklarından ve antidemokratik tutumlarından bir türlü vazgeçemiyorlar.

Neden mi?

Cevabı nettir:

Çünkü tüzük uygulanmıyor.

Çünkü denetim yapılmıyor.

Çünkü örgüt içi demokrasi işletilmiyor.

Oysa CHP’yi diğer partilerden ayıran en temel özellik; tüzüğüne bağlılığı, hukuk anlayışı ve örgüt içi demokrasisi olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki;

tüzük raflarda durmak için değil, uygulanmak için vardır.

Demokrasi ise sadece sözle değil, kurallarla ve denetimle yaşatılır.

“CHP’DE TÜZÜK ASKIDA, DEMOKRASİ RAFLARDA”

CHP’den istifa edenleri savunmak gibi bir niyetim asla yok.

Ama istifa edenleri kolayca suçlayan, yargılayan anlayışa da sormak zorundayım:

Özellikle son 15 yıl içinde;

CHP’nin anayasası olan tüzük kurallarına gerçekten uyuldu mu?

Uyuluyor mu? Cevap açık: Hayır.

Denetim mekanizması çalışıyor mu?

Hayır. Hayır

Tüzüğe aykırı davrananlar hakkında disiplin işlemleri yapılıyor mu?

Hayır. Hayır

Şimdi somut sorular soruyorum:

Başarılı, bilgili, yetenekli üyeler mahalle sorumlusu ya da delege yapılabildi mi? Hayır

Mahalle temsilcilikleri gerçekten kurumsallaştırıldı mı? Hayır

Tüzüğün öngördüğü örgüt toplantıları zamanında ve kurallara uygun yapıldı mı? Hayır 

Toplantı usullerine riayet edildi mi?

Hakim huzurunda ön seçim yapıldı mı? Hayır 

Demokrasi ayıbı olan blok liste yöntemi terk edildi mi? Hayır 

Çarşaf liste ile özygür seçim yapıldı mı? Hayır

İl ve ilçe yönetim kurulları toplantılarında tüzük hükümleri uygulanıyor mu? Hayır 

Cevapların çoğu ne yazık ki ortadadır

Hayır, hayır, yine hayır.

Daha saymaya kalksam sayfalar dolusu örnek çıkar.

Bu sorulara “evet” diyebilecek tek bir örgüt yöneticisi çıkıp da bunu belgeleriyle ispatlayabilir mi?

Vallahi de billahi de çıkamaz. Çıksa da kanıtlayamaz.

Hiç kimse kusura bakmasın:

Bu kadar ilkesizliğin, kuralsızlığın, disiplinsizliğin ve denetimsizliğin olduğu bir yerde çürümeler yaşanması kaçınılmazdır.

Slogan atmakla demokrasi olmaz.

Nutuk atmakla demokrasi olmaz.

Miting yapmakla demokrasi olmaz.

Toplantılarda saatlerce konuşmakla demokrasi olmaz.

Demokrasi; kuralla, tüzükle, denetimle ve eşitlikle olur.

Şimdi açık ve net soruyorum:

Amacınız CHP’yi ve parti içi demokrasiyi güçlendirmek mi?

Halkla etle tırnak gibi bütünleşmek mi?

Yoksa sadece koltukları korumak mı? Cevap ver taş duvar. SUSMA

7.2.26

CHP’NİN CAN DAMARI: MAHALLE ÖRGÜTLENMELERİ ÜZERİNE ÇOK ÖNEMLİ BİR HATIRLATMA




Bu konuyu en iyi bilenin, Bursa İl Başkanımız Sayın Nihat Yeşiltaş olduğunu çok iyi biliyorum.
Öncelikle hemşerim, yakından tanıdığım değerli il başkanımız Sayın Yeşiltaş’ı gösterdiği başarı nedeniyle tüm içtenliğimle kutluyor ve tebrik ediyorum.
Bugünkü sistem ve siyaset anlayışı içinde, parti basamaklarında ilerlemenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Acemi bir politikacı olarak, yalnızca CHP’nin bir neferi olmanın gururuyla, hiçbir çıkar ilişkisinin içinde olmadan düşüncelerimi özgürce paylaştım, paylaşıyorum, paylaşmaya da devam edeceğim.
Konumuz çok net:
CHP’nin olmazsa olmazı, can damarı, mahalle örgütlenmeleridir.
Sayın İl Başkanımızın bu konuyu çok iyi bildiğini neden söylüyorum? Çünkü bizzat yaşadım, belgelerle biliyorum.
Yıl 2010…
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkan olduktan 2,5 ay sonra, 7 Temmuz 2010 tarihinde CNN TÜRK canlı yayınında şu ifadeleri kullanmıştı:
“İstanbul il başkanı burada, listeyi nasıl oluşturursa oluştursun bu beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren tek şey var. O da İstanbul il haritasını önüme alacağım. Her sokağın, her mahallenin sorumlusuyla doğrudan telefonla görüşeceğim.”
Kemal Kılıçdaroğlu, 7.7.2010, CNN TÜRK Canlı Yayını
Bu açıklama ve CHP Tüzüğü’nün 26. maddesi ile ilgili yönetmelikler doğrultusunda mahalle sorumlusu seçimlerine başlanmıştı.
O dönemde, 2010 yılında CHP Bursa Yıldırım İlçe Başkanı Sayın Ali Togan idi.
Örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcısı ise Sayın Nihat Yeşiltaş.
Ben de o dönemde Yıldırım ilçe örgütü üyesiydim.
Yapılan seçim sonucunda, üç aday arasından en çok oyu alarak Ertuğrulgazi Mahalle Sorumlusu seçildim.
İlk mazbatasını alan, ilk mahalle üye toplantısını yapan, ilk çalışma raporunu dönemin örgütlenme sorumlusu Sayın Nihat Yeşiltaş’a sunan kişi bendim.
İnanıyorum ki Sayın Yeşiltaş bu çalışmayı çok iyi hatırlayacaktır.
Daha sonra 2012’de Yeşiltaş, Güner Aklan karşısında kıl payı farkla ilçe başkanlığı seçimini kaybetti. Ancak iki dönemde de mahalle sorumlusu seçimleri yapıldı. Ardından 2017’de Nihat Yeşiltaş ilçe başkanı oldu ve iki dönem üst üste bu görevi başarıyla yürüttü.
2023’te Bursa İl Başkanlığı görevine seçildi. O dönemde Yıldırım İlçe Başkanı Sayın İlhami Gün, daha sonra ise 2025 itibarıyla Sayın Ahmet Keskin oldu. Her iki dönemde de mahalle sorumlusu seçimleri yapılmıştı.
Bugün sorum gayet açık: (T.Md.13.)
Tüzüğümüzün maddeleri, ilgili yönetmelikler ve Genel Başkanımızın açık demeci ortadayken;
Son 16 yılda mahalle sorumlularının yeniden oluşturulmamasının, kurumsallaşmamasının ve aktif hale gelmemesinin gerekçesi nedir?
Hangi sebeple, hangi gerekçeyle bu süreç işletilmemiştir?
Muhtarlık Bölgesi Temsilcilikleri
CHP örgütünün güçlenmesini istiyorsak, mahalle örgütlenmelerini güçlendirmek zorundayız.
Unutmayalım: Cumhuriyet Halk Partisi’nin temeli, mahalleden filizlenen örgüt bilincidir.
İmza: Bir mahalle sorumlusu, bir CHP’li, bir emekçi yürek
Not: O yıllalar ilgili iki anım
1-İlçe Başkanın masasında bulduğu dilekçem dilekçemhttps://draft.blogger.com/blog/post/edit/3068430979848105147/6851565414390353583?hl=tr
2- https://cancana-balmel.blogspot.com/.../chp-yildirim-ilce... 14.11.2011 ‘’Yalnız CHP’li’’ Zülfikar Bal’ın Rüyası (Koronavirüse yakalanarak 02.02.2022 Hayatın kaybeden gazeteci rahmetli Can Ertan’ın köşesinde paylaştığı rüyam