8.12.12
CHP İÇİNDE, CHP ÜYESİNE, HAKKI VE YETKİSİ OLMAYANLARIN, CEZA VERMESİNİ ASLA KABUL EDİLEMEZ.
CHP İÇİNDE, CHP ÜYESİNE, HAKKI VE YETKİSİ OLMAYANLARIN, CEZA VERMESİNİ ASLA KABUL EDİLEMEZ.
30 senedir Bursa Yıldırım ilçede aynı Mahallede ikamet ediyorum .2000 yılından beri CHP üyesiyim. 2010 Nisan tarihinden itibaren genellikle partim hakkında düşüncelerimi yazılı olarak internet ortamında yayınlıyor ve paylaşıyorum.
Bursa Nilüfer ilçesinde ikamet eden CHP Yıldırım ilçe başkanımız Sayın Güner Aklan Bey İlçe başkanlığına seçilmeden önce, 2011 yılı Temmuz ayında yazılarımı internette okuduğunu, ve beğendiğini belirterek, facebook sitesinde yöneticiliğini yaptığı “CHP SERBEST KÜRSÜ” sayfada yazılarımı yayınlamamı önermişti. (kendisini daha önce hiç görmemiştim. Tanımıyordum) önerisini kabul ettim. Uzun süre sayfasında yazılarımı yayınladım. O tarihlerde ilçe başkanımız CHP Yıldırım Gönüllü çalışma Grubu” kurucularından biriydi. ilçe başkanlığına aday olmak için çalışmalarını grup arkadaşlarıyla birlikte sürdürüyordu.
İlçemize başkanlığına adaylığını açıkladıktan sonra, parti çalışmalarıyla ilgili olarak cevaplaması isteği ile 2 soru sormuştum. *(sorum bağlantı yazımda ) Sorularıma yanıt vermeden ve hiç bir açıklama yapmadan sayfa üyeliğinden ve arkadaşlıktan çıkarıldığımı fark edince gerçekten çok şaşırmıştım.
Sayın Güner Aklan Bey (29.5.2012 tarihinde) ilçemize başkan seçildiği zamanda yazılarımı yayınlamaya devam ediyordum. 9.8.2011 tarihinde ilçe başkanımızın makam odasında bir grup arkadaşla otururken bana hitaben (hep aynı şeyleri yazdığım gerekçesiyle) yazılarımı ilçe başkanlığı sayfasında yayınlamamı sözlü olarak söyledi.
Sayfa herkese, üyelere, halkımıza açıktı. Gerekçeyi haklı bulmadığım için yazılarımı yayınlamaya devam ettim. Ancak bir süre sonra yazılarım sayfadan silindiğini fark ettim. yazılarımı silen anlayışı ve zihniyeti kınadığımı (13..8.2012 tarihinde) ilçe başkanlığı sayfasına yazdım.
İlçe başkanımız kınama yazıma, aynı sayfada verdiği 15.8.2012 tarihli yazılı yanıtta, yazılarımı kimsenin silmediğini yanılmış olabileceğimi, çok fazla paylaşımda bulunduğumu bildirdi. Oysa yazılarımın silindiği kesindi, doğruydu. belge vardı.
23.8.2012 tarihinde ilçe başkanlığımız sayfası paylaşımıma tümden kapatıldı. Yazılarıma ilçe başkanımız tarafından yasak ve sansür uygulanıyordu.
Sayfanın kapatıldığını il başkanlığımıza bildirdim. İl başkanlığımız, gerekli incelemenin yapıldığını ilçemiz başkanıyla konu hakkında görüşüldüğünü sayfanın kapatılmadığını yanlışlıkla üyelikten çıkmış olabileceğimi, üyelik talebimi tekrar iletmem halinde sayfanın açılacağı (29.8.2012 tarihinde) yazılı olarak tarafıma bildirildi. Sayfa tekrar paylaşıma açıldı.
Sayfa açılınca yazmaya ve paylaşmaya devam ettim. 29. 11.2012 tarihinde ilçemiz başkanlık sayfası tekrar paylaşımıma kapatıldı. yasak devam ediyor.yazılarımı yazamıyorum. İlçemiz hakkında sayfada yayınlanan duyuruları, haberleri takip edemiyorum. Okuyamıyorum.
Ayrıca 28.11.2012 tarihinde ilçe binamızda meydana gelen başka bir konuyla ilgili olarak 29.11.2012 tarihinde ilçe başkanlığımıza gerekli incelemenin ve gereğinin yapılması amacıyla elden dilekçemi verdim.
Sayfanın açılmaması ve dilekçeme yanıt verilmemesi üzerine il başkanımızdan randevu aldım. Gelişmeler hakkında yaşadıklarımı, bildiklerimi, sorunlarımı ayrıntılı olarak il başkanımıza anlattım. Ayrıca 29.11.2012, 5.12.2012 tarihli iki adet dilekçemi il başkanımıza elden verdim.
Dilekçelerimde şahsım hakkında gerekli incelemenin, araştırmanın, soruşturmanın yapılmasını herhangi bir suç unsuru tespit edilirse, suç kanıtının partimizin yetkili organı olan disiplin kuruluna iletilmesini, cezamın yetkili organ tarafından verilmesini, suçum yoksa, şahsıma karşı yapılan haksız, ugulamaya,son verilmesini, tecritin kaldırılmasını, yasaklanan ilçe başkanlığı sayfamızın tekrar paylaşımıma açılmasını, dilekçelerime yanıt verilmesini il başkanımızdan sözlü olarak talep ettim.
Sorun kesinlikle kişisel değildir. Tek başına Zülfikar Bal’ın sorunu hiç değildir. Hakkını arayan, soran, soruşturan, öneren, eleştiren üyenin cezalandırılmasıdır. Bu anlamda sorun örgütseldir. Partisine, bağlı olan, emek veren,çalışan, görevlerini fazlasıyla yerine getiren, parti üyesinin siyasi geleceği örgüt içindeki konumu, yeri kişilerin insafına, merhametine bırakılamaz. Bırakılmamalıdır. Parti üyesine, üyenin haklarına sahip çıkılmalıdır. Üyenin hakları koruma altına alınmalıdır. Politikada var olma uğruna, yok etme devri tekrar açılmamak üzere sonsuza kadar kapatılmalıdır. Üyeye yapılan haksızlık karşısında örgüt, örgüt yetkilileri ve örgüt üyeleri duyarsız, ilgisiz kalmamalıdır. Sorun partimizi hepimizi doğrudan ilgilendirmektedir.
Demokratik yollardan parti hukuku içinde hakkımı arıyorum. Sonucu bekliyorum. Gereğinin yapılacağını, umut ediyorum. 07.12.2012
https://www.facebook.com/notes/z%C3%BClfikar-bal/chp-bursa-yildrim-il%C3%A7e-%C3%B6rg%C3%BCt-ba%C5%9Fkanimiza-ve-ba%C5%9Fkan-adayimiza-iki%C5%9Fer-sorum-var/229303290469510 *(sorduğum iki soru)