Öncelikle, ölümünün 83. Yıldönümünde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ ü saygıyla, sevgiyle, özlemle şükranla anıyorum.
Bursa Valiliğimizin ve üyesi olduğum CHP Bursa il Başkanlığımızın Atatürk'ün anıtı önünde ayrı, ayrı düzenledikleri Atatürk’ü anma törenine katıldım. (fotoğraf makinemin bataryasını evde unuttuğumdan, bu kez resimleri ve cep telefonumla çektim.)
CHP’sinin emekçi ve özgür üyesi, halkın hizmetçisi ve gönüllü fotoğrafçısı olarak, düşünceleri, bu vesile ile özet olarak açıklamak istiyorum.
Bursa 2.300.000 nüfusuyla Türkiye’nin 4. Büyük ili. CHP’sinin Bursa genelinde 30.000 nin üzerinde kayıtlı üyesi olduğunu biliyorum.
CHP’si Bursa il ve ilçe örgütlerinin en son düzenledikleri 30 Ağustos Zafer Bayramını , 29. Ekim Cumhuriyet Bayramını ve 10 Kası Atatürk’ü anma etkinliklerinin bazılarına katıldım.
Bursa Nilüfer Belediye başkanlığının FTM'de Düzenlediği Cumhuriyet yürüyüşüne de katıldım. Bursa’nın sel olup aktığına, on binlerin, yüzbinlerin yürüdüğüne şahit oldum.
CHP’si il ve ilçe örgütlerinin düzenlediği etkinliklerin ise sembolik sayıda çok az katılımla gerçekleştiğine şahit oldum.
Halkımız, Cumhuriyete bu kadar coşkuyla sahip çıkarken, CHP’sine aynı coşkuyla neden sahip çıkmadığını kendime sordum. Cevap çok net. Güneşin yüzü balçıkla sıvanmıyor.
Çünkü, Özellikle son içinde, CHP’sini en üst düzeyde yönetenler, yani denetlemeden doğrudan sorumlu olanlar, CHP’sinin tüzüğünün uygulanması için hiç bir çaba göstermemişlerdir. Göstermiyorlar. Tüzük kurallarına aykırı davrananlar hakkında yıllarca disiplin işlemi yapmamışlardır. Yapmıyorlar.
9-10 Mart 2018 tarihinde yapılan kurultayda, tüm örgüt toplantılarını tüzükten çıkarmışlardır. Tüzükten çıkarılmayan 3 ayda bir yapılması gereken il, ilçe danışma kurulu toplantılarının yıllarca neden yapılmadığını sorgulamamışlardır. Sorgulamıyorlar. CHP'sinin can damarı olan Mahalle sorumlularının kurulup kurumsallaşması için gerekli çabayı göstermemişlerdir. İttifak gerekçesiyle İl ve ilçe örgütlerinin elinden aday belirleme yetkisini almışlardır.
Örgütler, üyeler tamamen etkisiz, suskun ve durgun hale gelmiştir. Genel merkez, il ve ilçe örgüt başkanlıkları tabandan üyelerden uzaklaşmışlardır. Çoğulcu ve katılımcı demokrasi CHP içinde işlemez hale gelmiştir.
CHP'si tüzüğünün 1.Maddesinde ne yazıyor? "Çoğulcu ve katılımcı demokrasi CHP’sinin vazgeçilmez temel ilkesidir." Örgütlü yaşamın pratiğinde, çoğulcu ve katılımcı demokrasiyi az değil hiç göremiyoruz.
Evet memleketin çözüm bekleyen biriken çok önemli sorunları var ama CHP’sinin de, çözüm bekleyen, dağlar gibi biriken çok önemli sorunları var. Bu sorunları çözmeden memleketin sorunlarını çözmek zor dostum zor.
CHP’sinin sahip olabileceği
eşi benzeri bulunmaz em büyük hazinesi, CHP’sinin bilgili, birikimli, yetenekli vefalı üyeleri
ve CHP’sine gönül veren halkımız olduğu hiç bir zaman unutulmamalıdır. CHP'sini yönetenler üyeleriyle halkımızla etle tırnak gibi kaynaşmalıdırlar. 10.11.2021