7.2.26

PARTİ İÇİ ADALET, İKTİDARIN TEMELİDİR



Demokrasi ve hukuk devleti anlayışı, herhangi bir siyasi partinin iç işleyişinde de temel prensip olmalıdır. 

Partiler, ideolojik hedeflerini ve politik vizyonlarını hayata geçirirken, aynı zamanda kendi tüzük ve iç yönetmeliklerine titizlikle uymak zorundadır. Bu bağlamda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut tüzüğü, demokratik prensiplerle anti-demokratik hükümleri bir arada barındırmaktadır. Bu durum, parti içinde uygulamada ciddi çelişkiler ve işleyiş sorunlarına yol açmaktadır.

Özellikle tüzüğün 

23/9 maddesi, il ve ilçe yöneticilerinin kurallara uymaması halinde görevden alınabileceklerini belirtirken, 

68/1-2 maddesi ise bu kişiler veya üyeler için disiplin sürecini devreye sokuyor. 

Uygulamada bu maddeler, örgütlerin büyük kısmının ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğini gösteriyor.

Parti üst yönetiminin, diğer siyasi aktörleri eleştirirken aynı zamanda kendi tüzük ve iç disiplin mekanizmalarını gözden geçirmesi bir zorunluluktur. 

Anayasaya ve demokratik ilkelere uygunluk, yalnızca dış politikada değil, iç işleyişte de sağlanmalıdır. Parti içi denetim mekanizmaları, hukukun üstünlüğü ve saygı çerçevesinde işletildiğinde, hem örgüt disiplini hem de üyelerin güveni sağlanabilir.

Sonuç olarak, bir siyasi partinin güçlenmesi ve iktidara hazırlanması, yalnızca seçim stratejileriyle değil, iç yönetiminde hukuka, saygıya ve tüzük kurallarına bağlı kalarak mümkün olabilir. 

Tüzüğe ilke ve kurallara bağlılık, bu bağlamda bir zorunluluk ve parti kültürünün temel taşıdır. 

Tüzük ve hukuka uygunluk, partinin demokratik kimliğini korumanın yanı sıra, üyeler arasındaki güveni ve partinin kamu nezdindeki saygınlığını da pekiştirir.

https://chp.org.tr/yayin/chp-parti-tuzugu/Open  CHP TÜZÜĞÜ