20.5.26

BLOĞ HAKKINDA AÇIKLAMA

 Mücadelenin yanı sıra; dağlarda, köylerde ve kamplarda halkımızla birlikte düzenlediğimiz toplu doğa gezilerinin neşesi, köyümün saf güzelliği, ruhu dinlendiren şiirler ve çeşitli konularda kaleme aldığım düşünce yazıları bu alanda sizleri bekliyor. Fotoğraflar, videolar ve makaleler arasında kronolojik bir yolculuğa çıkmak için 'Arşiv' ve 'Etiketler' bölümünü kullanabilir, aradığınız özel bir konuyu ise üstteki arama motorundan saniyeler içinde bulabilirsiniz. Hoş geldiniz.

9.2.26

GERÇEKTEN AYIPLIYORUM NEYİ Mİ? AÇIKLIYORUM.


CHP’de yapılan bir işin, eylemin, etkinliğin ya da toplantının;

tüzüğe, demokrasiye, eşitliğe, adalete, hakka ve hukuka uygun olup olmadığını araştırmadan, incelemeden; sadece fotoğraf çektirip sosyal medyada reklam edenleri gerçekten ayıplıyorum.

Bu kişilerin kimler olduğunu kendileri de en az benim kadar iyi biliyor.

Ancak ne yazık ki bu alışkanlıklarından ve antidemokratik tutumlarından bir türlü vazgeçemiyorlar.

Neden mi?

Cevabı nettir:

Çünkü tüzük uygulanmıyor.

Çünkü denetim yapılmıyor.

Çünkü örgüt içi demokrasi işletilmiyor.

Oysa CHP’yi diğer partilerden ayıran en temel özellik; tüzüğüne bağlılığı, hukuk anlayışı ve örgüt içi demokrasisi olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki;

tüzük raflarda durmak için değil, uygulanmak için vardır.

Demokrasi ise sadece sözle değil, kurallarla ve denetimle yaşatılır.

“CHP’DE TÜZÜK ASKIDA, DEMOKRASİ RAFLARDA”

CHP’den istifa edenleri savunmak gibi bir niyetim asla yok.

Ama istifa edenleri kolayca suçlayan, yargılayan anlayışa da sormak zorundayım:

Özellikle son 15 yıl içinde;

CHP’nin anayasası olan tüzük kurallarına gerçekten uyuldu mu?

Uyuluyor mu? Cevap açık: Hayır.

Denetim mekanizması çalışıyor mu?

Hayır. Hayır

Tüzüğe aykırı davrananlar hakkında disiplin işlemleri yapılıyor mu?

Hayır. Hayır

Şimdi somut sorular soruyorum:

Başarılı, bilgili, yetenekli üyeler mahalle sorumlusu ya da delege yapılabildi mi? Hayır

Mahalle temsilcilikleri gerçekten kurumsallaştırıldı mı? Hayır

Tüzüğün öngördüğü örgüt toplantıları zamanında ve kurallara uygun yapıldı mı? Hayır 

Toplantı usullerine riayet edildi mi?

Hakim huzurunda ön seçim yapıldı mı? Hayır 

Demokrasi ayıbı olan blok liste yöntemi terk edildi mi? Hayır 

Çarşaf liste ile özygür seçim yapıldı mı? Hayır

İl ve ilçe yönetim kurulları toplantılarında tüzük hükümleri uygulanıyor mu? Hayır 

Cevapların çoğu ne yazık ki ortadadır

Hayır, hayır, yine hayır.

Daha saymaya kalksam sayfalar dolusu örnek çıkar.

Bu sorulara “evet” diyebilecek tek bir örgüt yöneticisi çıkıp da bunu belgeleriyle ispatlayabilir mi?

Vallahi de billahi de çıkamaz. Çıksa da kanıtlayamaz.

Hiç kimse kusura bakmasın:

Bu kadar ilkesizliğin, kuralsızlığın, disiplinsizliğin ve denetimsizliğin olduğu bir yerde çürümeler yaşanması kaçınılmazdır.

Slogan atmakla demokrasi olmaz.

Nutuk atmakla demokrasi olmaz.

Miting yapmakla demokrasi olmaz.

Toplantılarda saatlerce konuşmakla demokrasi olmaz.

Demokrasi; kuralla, tüzükle, denetimle ve eşitlikle olur.

Şimdi açık ve net soruyorum:

Amacınız CHP’yi ve parti içi demokrasiyi güçlendirmek mi?

Halkla etle tırnak gibi bütünleşmek mi?

Yoksa sadece koltukları korumak mı? Cevap ver taş duvar. SUSMA

7.2.26

CHP’NİN CAN DAMARI: MAHALLE ÖRGÜTLENMELERİ ÜZERİNE ÇOK ÖNEMLİ BİR HATIRLATMA




Bu konuyu en iyi bilenin, Bursa İl Başkanımız Sayın Nihat Yeşiltaş olduğunu çok iyi biliyorum.
Öncelikle hemşerim, yakından tanıdığım değerli il başkanımız Sayın Yeşiltaş’ı gösterdiği başarı nedeniyle tüm içtenliğimle kutluyor ve tebrik ediyorum.
Bugünkü sistem ve siyaset anlayışı içinde, parti basamaklarında ilerlemenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Acemi bir politikacı olarak, yalnızca CHP’nin bir neferi olmanın gururuyla, hiçbir çıkar ilişkisinin içinde olmadan düşüncelerimi özgürce paylaştım, paylaşıyorum, paylaşmaya da devam edeceğim.
Konumuz çok net:
CHP’nin olmazsa olmazı, can damarı, mahalle örgütlenmeleridir.
Sayın İl Başkanımızın bu konuyu çok iyi bildiğini neden söylüyorum? Çünkü bizzat yaşadım, belgelerle biliyorum.
Yıl 2010…
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkan olduktan 2,5 ay sonra, 7 Temmuz 2010 tarihinde CNN TÜRK canlı yayınında şu ifadeleri kullanmıştı:
“İstanbul il başkanı burada, listeyi nasıl oluşturursa oluştursun bu beni ilgilendirmez. Beni ilgilendiren tek şey var. O da İstanbul il haritasını önüme alacağım. Her sokağın, her mahallenin sorumlusuyla doğrudan telefonla görüşeceğim.”
Kemal Kılıçdaroğlu, 7.7.2010, CNN TÜRK Canlı Yayını
Bu açıklama ve CHP Tüzüğü’nün 26. maddesi ile ilgili yönetmelikler doğrultusunda mahalle sorumlusu seçimlerine başlanmıştı.
O dönemde, 2010 yılında CHP Bursa Yıldırım İlçe Başkanı Sayın Ali Togan idi.
Örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcısı ise Sayın Nihat Yeşiltaş.
Ben de o dönemde Yıldırım ilçe örgütü üyesiydim.
Yapılan seçim sonucunda, üç aday arasından en çok oyu alarak Ertuğrulgazi Mahalle Sorumlusu seçildim.
İlk mazbatasını alan, ilk mahalle üye toplantısını yapan, ilk çalışma raporunu dönemin örgütlenme sorumlusu Sayın Nihat Yeşiltaş’a sunan kişi bendim.
İnanıyorum ki Sayın Yeşiltaş bu çalışmayı çok iyi hatırlayacaktır.
Daha sonra 2012’de Yeşiltaş, Güner Aklan karşısında kıl payı farkla ilçe başkanlığı seçimini kaybetti. Ancak iki dönemde de mahalle sorumlusu seçimleri yapıldı. Ardından 2017’de Nihat Yeşiltaş ilçe başkanı oldu ve iki dönem üst üste bu görevi başarıyla yürüttü.
2023’te Bursa İl Başkanlığı görevine seçildi. O dönemde Yıldırım İlçe Başkanı Sayın İlhami Gün, daha sonra ise 2025 itibarıyla Sayın Ahmet Keskin oldu. Her iki dönemde de mahalle sorumlusu seçimleri yapılmıştı.
Bugün sorum gayet açık: (T.Md.13.)
Tüzüğümüzün maddeleri, ilgili yönetmelikler ve Genel Başkanımızın açık demeci ortadayken;
Son 16 yılda mahalle sorumlularının yeniden oluşturulmamasının, kurumsallaşmamasının ve aktif hale gelmemesinin gerekçesi nedir?
Hangi sebeple, hangi gerekçeyle bu süreç işletilmemiştir?
Muhtarlık Bölgesi Temsilcilikleri
CHP örgütünün güçlenmesini istiyorsak, mahalle örgütlenmelerini güçlendirmek zorundayız.
Unutmayalım: Cumhuriyet Halk Partisi’nin temeli, mahalleden filizlenen örgüt bilincidir.
İmza: Bir mahalle sorumlusu, bir CHP’li, bir emekçi yürek
Not: O yıllalar ilgili iki anım
1-İlçe Başkanın masasında bulduğu dilekçem dilekçemhttps://draft.blogger.com/blog/post/edit/3068430979848105147/6851565414390353583?hl=tr
2- https://cancana-balmel.blogspot.com/.../chp-yildirim-ilce... 14.11.2011 ‘’Yalnız CHP’li’’ Zülfikar Bal’ın Rüyası (Koronavirüse yakalanarak 02.02.2022 Hayatın kaybeden gazeteci rahmetli Can Ertan’ın köşesinde paylaştığı rüyam

CHP YILDIRIM İLÇE BAŞKANI VE MASASINDA BULDUĞU BİR DİLEKÇE (TARİH 8 KASIM 2011)

 

CHP Bursa il başkanı tarafından görevinden alınan Yıldırım İlçe Başkanı Ali Toğan genel merkez tarafından görevine iade edilmiştir. 13.1.2011 tarihinde görevinin başlamıştır. Kendisinden önce ilçeye gelen olay gazetesi muhabiri Enhar Güneşin sorularını yanıtlamıştır. Kimseye kırgın olmadığını ve hemen çalışmalara başlayacağını söylemiştir

.
Doğrudan yıldırım ilçe başkanlığına yazılan, yerine vekâleten bakan hayretti Sancar’a elden verilmiş olan 30.12.2010 tarihli bir dilekçeyi sumenin arasında görmüş ve bana dönerek burada yine bir dilekçeniz var demiştir.


Muhabir ayrılır ayrılmaz orada bulunanlarla hemen bir toplantı yapmıştır. Süreçle ilgili, yapacağı çalışmalarla ilgili düşüncelerini açıklamıştır. Ve orada bulunan herkesin düşüncesini önerisini tek, tek almıştır. Söz sırası bana gelmiştir. Dilekçedeki önerileri o toplantıda sesli olarak okudum.


O dilekçede aynen şu öneriler yazılıydı.


1- Parti tüzüğünün 57. maddesi gereğince parti içi sorunları ve çözümleri görüşmek üzere ilçe danışma kurulu en kısa sürede toplantıya çağrılmalıdır.


2- Parti tüzüğünün 26. maddesi gereğince en kısa zamanda muhtarlık bölgesi görevlileri çalışma gurupları (mahalle sorumluları) oluşturulmalıdır. Görev alanların ad ve soyadları aldıkları, hangi görevle görevlendirildikleri panoya asılmalıdır.


3- Üyelikleri genel merkeze gönderilenlerin, genel merkezden onaylanıp gelenlerin listeleri panoya asılmalıdır.


4- İlçe merkezine gelen ziyaretçileri ve partilileri güler yüzle karşılayacak, onlarla ilgilenecek sorunlarını dinleyecek halkla ilişkiler birimi oluşturulmalıdır.


5- İrili ufaklı gündemli gündemsiz yapılacak her türlü toplantıların üretken, verimli geçmesi için, sağlıklı kararlar alınması için, zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için, toplantı usul yöntem ve kurallarına titizlikle uyulmalıdır.


6- Çalışma gruplarının mahalle sorumlularının görev yetki ve sorumluk sınırlarının neler olduğu olacağı belirtilmelidir.


7- Kadın ve gençlik kollarımızın, çalışma guruplarının, mahalle sorumlularının toplantıları yer ve saatlerinin düzene konulmalıdır.


8- İlçe yönetimi toplantılarında alınan kararlar panoya asılmalı üyelerin bilgisine sunulmalıdır.


9- Kısa orta ve uzun vadeli çalışma plan ve programlar ilan tahtasına asılmalıdır.


Yüzde yüz eminim ki ilçemizde örgütleme ağını kuracak potansiyel insan gücü, fazlasıyla vardır. Önemli olan bu gücü harekete geçirecek organizasyonu kurmaktır. CHP hepimizindir. Sorun ve çözümleri de hepimizindir. Bu anlamda hepimize, her birimize tarihi görevler, sorumluluklar düşmektedir. Gün birlik beraberlik içinde el ele kol kola, verip tek başına iktidar olmak için var gücümüzle çalışma günüdür.
Gereğinin yapılmasını bilgilerinize önemle arz ederim. 30.12.2010 Zülfikar Bal


Başkan o toplantıda ilçe danışma meclisini toplama sözü vermem demiştir.


İlçelerimizin neredeyse hepsinde ve ilimizde ilçe danışma meclisleri toplanmıştır. Durum değerlendirmesi yapılmıştır. Raporlar tutulmuştur. Parti bizim. Sorun bizim. Çözüm bizim.

Çok önemli olaylar yaşanmışken önümüzde tarihi derecede önemi olan bir seçim varken, Tüzük hükmüne rağmen, yazılı sözlü başvurulara rağmen Yıldırım ilçe danışma meclisi (ilçe örgütü) neden toplantıya çağrılmıyor? Neden örgütümüzle kucaklaşmıyor uz  Örgütümüzü dinlemiyoruz. Örgütümüzü bilgilendirmiyoruz. Evet neden?

 

 

 

 

 

 

 

 

PARTİ İÇİ ADALET, İKTİDARIN TEMELİDİR



Demokrasi ve hukuk devleti anlayışı, herhangi bir siyasi partinin iç işleyişinde de temel prensip olmalıdır. 

Partiler, ideolojik hedeflerini ve politik vizyonlarını hayata geçirirken, aynı zamanda kendi tüzük ve iç yönetmeliklerine titizlikle uymak zorundadır. Bu bağlamda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut tüzüğü, demokratik prensiplerle anti-demokratik hükümleri bir arada barındırmaktadır. Bu durum, parti içinde uygulamada ciddi çelişkiler ve işleyiş sorunlarına yol açmaktadır.

Özellikle tüzüğün 

23/9 maddesi, il ve ilçe yöneticilerinin kurallara uymaması halinde görevden alınabileceklerini belirtirken, 

68/1-2 maddesi ise bu kişiler veya üyeler için disiplin sürecini devreye sokuyor. 

Uygulamada bu maddeler, örgütlerin büyük kısmının ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğini gösteriyor.

Parti üst yönetiminin, diğer siyasi aktörleri eleştirirken aynı zamanda kendi tüzük ve iç disiplin mekanizmalarını gözden geçirmesi bir zorunluluktur. 

Anayasaya ve demokratik ilkelere uygunluk, yalnızca dış politikada değil, iç işleyişte de sağlanmalıdır. Parti içi denetim mekanizmaları, hukukun üstünlüğü ve saygı çerçevesinde işletildiğinde, hem örgüt disiplini hem de üyelerin güveni sağlanabilir.

Sonuç olarak, bir siyasi partinin güçlenmesi ve iktidara hazırlanması, yalnızca seçim stratejileriyle değil, iç yönetiminde hukuka, saygıya ve tüzük kurallarına bağlı kalarak mümkün olabilir. 

Tüzüğe ilke ve kurallara bağlılık, bu bağlamda bir zorunluluk ve parti kültürünün temel taşıdır. 

Tüzük ve hukuka uygunluk, partinin demokratik kimliğini korumanın yanı sıra, üyeler arasındaki güveni ve partinin kamu nezdindeki saygınlığını da pekiştirir.

https://chp.org.tr/yayin/chp-parti-tuzugu/Open  CHP TÜZÜĞÜ

5.2.26

KÖYÜM MURSALLA İLGİLİ VİDEO VE RESİMLER

 


https://www.facebook.com/share/v/1GJNVy52Gu/  TIKLARSANIZ YADA  GÖGLEDE ARARSANIZ ANILARIMI GÖRECEK  VE İZLEYECEKSİNİZ.

CHP’YE TÜZÜK PENCERESİNDEN BAKIYORUM: ESKİ VE YENİ CHP

CHP’ye tüzük penceresinden bakıyorum.
Bu pencereden baktığımda, 2018 yılını CHP’de değişimin miladı olarak görüyorum. Bu kanaatim kişisel bir yargı değil; somut tüzük değişikliklerine dayanmaktadır.
Gelin, bu değişikliklere birlikte bakalım.
İl ve İlçe Örgütlerinin İşlevsizleştirilmesi Eski tüzüğün 29 ve 30. maddeleri, il ve ilçe yönetim kurullarının iki ayda bir genişletilmiş toplantılar yapmasını öngörüyordu.
Bu toplantılarda, ülke ve yöre sorunları tartışılıyor, parti politikaları değerlendiriliyor, öneriler geliştiriliyordu. bu maddeler 9–10 Mart 2018 Kurultayı’nda tüzükten çıkarıldı. Kamuoyuna herhangi bir gerekçe açıklanmadı. Bu değişiklikle birlikte, parti tabanının siyasal sürece katılım kanalları daraltıldı.
Seçimsiz Kongrelerin Kaldırılması Eski tüzüğün 46 ve 47. maddeleri, il ve ilçe kongrelerinin yılda bir kez seçimsiz toplanmasını ve siyasal çalışmalara yön vermesini düzenliyordu. Bu maddeler de 9–10 Mart 2018’de kaldırıldı. bu durum, örgütün kendi kendini değerlendirme ve yönlendirme mekanizmasını ortadan kaldırmıştır.
örgüt toplantılarının kaldırılması
Eski 56. madde uyarınca: Onur Kurulu, Küçük Kurultay, Kadın Kurultayı, gençlik Kurultayı yılda bir kez toplanıyordu. Bu yapılar da aynı tarihte tüzükten çıkarıldı. Oysa bu kurullar, çoğulculuğun ve katılımcı demokrasinin temel unsurlarıydı.
Seçim Sonrası Değerlendirme Mekanizmasının Kaldırılması
57. madde, yerel ve genel seçimlerden sonra il ve ilçe danışma toplantılarının yapılmasını zorunlu kılıyordu.
Bu toplantılarda: Seçim sonuçları değerlendiriliyor, Kısa ve orta vadeli yol haritaları oluşturuluyordu. Bu madde de tüzükten çıkarıldı.
Aday Belirleme Yetkisinin Merkezileştirilmesi
En kritik değişiklik ise, yeni tüzüğe eklenen 52/4. madde ile yapıldı.
Bu maddeyle: İl ve ilçe örgütlerinin aday belirleme yetkisi alındı,Yetki Parti Meclisi’ne devredildi, Parti Meclisi de bu yetkiyi 2019 yerel seçimlerinde ve 2023 milletvekili seçimlerinde fiilen Genel Başkan’a devretti. Bu durum, parti içi demokrasinin merkezileşmesine ve örgüt iradesinin zayıflamasına yol açmıştır.
SORULARIM ŞUNLARDIR:
Bu tüzük değişikliklerine olumlu oy veren kurultay delegeleri kimlerdi?
Bu değişiklikler CHP’nin kuruluş ilkeleriyle ne kadar uyumludur?
Yeni tüzük, çoğulcu ve katılımcı demokrasiye hizmet ediyor mu?
Parti üyeleri arasında hak, hukuk ve adalet duygusunu gerçekten güçlendiriyor mu?

4.2.26

2026 YILI MAHALLE TEMSİLCİ SEÇİMİ HAKKINDA





CHP Yıldırım İlçe Başkanlığı’na bağlı, 43 yıldır ikamet etmekte olduğum Ertuğrulgazi Mahallesi için, CHP Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca mahalle temsilcisi seçimi, 04.02.2016 tarihinde saat 19.00’da yapılmıştır.

Toplam 198 üyenin bulunduğu mahallede, seçime 20 üye katılmış, yapılan seçim sonucunda bir mahalle temsilcisi ve üç temsilci yardımcısı belirlenmiştir.

Seçimin gerçekleştirilmesinde görev alan örgüt yöneticilerine, duyarlılık göstererek seçime katılan üyelerimize teşekkür ediyor; seçilen arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahalle temsilciliği, örgütün tabandaki en temel yapılanmasıdır. Mahalle temsilcileri, partinin toplumla bağ kuran kılcal damarlarıdır.

Mahalle temsilcilikleri kurulmadan ve etkin biçimde işletilmeden, CHP’nin çoğulcu ve katılımcı demokrasi anlayışının kurumsallaşması ve kalıcı başarıya ulaşması mümkün değildir.

Ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki, son 16 yıl içerisinde her kongre sürecinden sonra mahalle temsilcisi seçimleri yapılmış olmasına rağmen, bu temsilcilikler fiilen kurulmamış, kurumsal bir yapıya kavuşturulmamış ve aktif hale getirilmemiştir. Seçilen mahalle temsilcileri, her defasında kâğıt üzerinde kalmıştır.

Bu tespit bir eleştiri değil, nesnel bir durum tespitidir.

Bu konuda sorumluluk yalnızca ilçe başkanları ve ilçe yönetim kurullarına ait değildir. Asıl sorun; parti tüzüğünün uygulanmasını sağlamakla yükümlü olan yetkili ve denetleyici organların, uzun yıllar boyunca bu denetim mekanizmalarını etkin biçimde işletmemiş olmalarıdır.

HAYATIMDA İLK KEZ CHP’DEN BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ADAY ADAYI OLDUM. NASIL MI? OKUR MUSUNUZ(



23.5.2013 Tarihinde çok sabahın erken saatlerde CHP resmi sitesinde “YEREL YÖNETİMLER ADAY ADAYLIĞI EĞİTİMİ BAŞVURUSU” duyurusunu gördüm. Dikkatlice okudum. Yine aynı günün erken saatinde iş bankası şubesinde CHP Genel merkezi Hesabına 500 TL. Yatırdım. Dekontu aldım. Vatandaşlık numaramı yatırdığım paranın hesap belgesi numarasını CHP resmi sayfasına yazdıktan sonra açılan başvuru formunu doldurdum. İl genel meclisi üyeliğine aday adayı, adayı olduğumu forma yazdım. E- posta adresime gelen başvuru formunu aldım.

Sosyal paylaşım sayfasında adayı olduğumu sayfa ve yol arkadaşlarıma duyurdum. Aynı gün her zaman olduğu gibi ilçe örgütümüz uğradım. Başvuru sürecinin başladığını, sürecin üyelerimize duyurulmasını ilçe başkanımıza ve örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcımıza önerdim. 24.5.2013 tarihinde ilçe başkanlığımızdan telefonuma gelen mesajda yerel yönetim seçimleri için aday adaylığı için başvurunun chp.org.tr adresine internet aracılığı ile yapılacağını bildiriliyordu.

CHP Eskişehir il başkanlığından 19.6.2013 tarihinde cep telefonuma gelen mesajda, aday adaylara Eskişehir’de verilecek eğitimin (2 gün süreceği) 21.22 Haziran 2013 tarihinde cuma günü saat 9.00 da başlayacağı bildiriliyordu. Yol ve konaklama giderlerinin ( öğle yemeği hariç) aday adayları tarafından karşılayacağını öğrendim. Verilecek eğitimle ilgili programının E- posta adresime gönderilmişti.

Aday adaylar arasında, asıl adayların ve sıralarının nasıl ve hangi yöntemle belirleneceği hakkında hiçbir bilgiye sahip değilim. Seçilmem konusunda göle maya çaldığımı düşünüyorum.

Adaylığımı duyan işiten yol ve sayfa arkadaşlarımın desteklerini bekliyorum. Saygı ve sevgiler sunuyorum. 20.06.2013


2.2.26

CHP’DE DİSİPLİN UYGULAMALARININ TÜZÜK VE EŞİTLİK İLKESİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ


Bu metnin amacı; herhangi bir nedenle disiplin kuruluna sevk edilen bir parti üyesi hakkında, sevk kararını alan yetkili organlar lehine ya da aleyhine bir kanaat oluşturmak değildir. Kişiler veya makamlar üzerinden bir değerlendirme yapılması hedeflenmemektedir.

Değerlendirme, bütünüyle parti hukuku, Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü, ilgili disiplin mevzuatı ile adalet ve eşitlik ilkeleri esas alınarak yapılmaktadır.

Bir parti üyesine disiplin cezası uygulanırken dayanak alınması gereken temel norm, partinin anayasal belgesi niteliğindeki CHP Tüzüğü ve buna bağlı Disiplin Yönetmeliğidir. Disiplin hukukunun sınırları ve koşulları, ancak bu düzenlemeler çerçevesinde belirlenebilir.

CHP Tüzüğü’nün 68. maddesinde, disiplin suçu sayılan fiiller açıkça düzenlenmiş; Disiplin Yönetmeliği’nde ise bu fiillere uygulanabilecek yaptırımlar ayrıntılı biçimde hüküm altına alınmıştır.

Anılan tüzük ve yönetmelik hükümleri, parti içindeki tüm üyeler, organlar ve görevliler açısından bağlayıcıdır ve hiçbir ayrım gözetilmeksizin eşit uygulanmak zorundadır.

Bu çerçevede, hukuken ve vicdanen yanıtlanması gereken temel soru şudur:

Disiplin suçu işlendiği iddiasıyla bir üye hakkında, tüzük ve yönetmelik hükümleri derhal işletilirken; aynı normlara aykırı davranan parti organları ile bu organlara seçilmiş kişiler hakkında uzun yıllardır neden disiplin süreci başlatılmamaktadır?

Ayrıca, CHP Tüzüğü’nün 32. maddesi uyarınca, parti organlarının tüzük ve yönetmeliklere uygun faaliyet gösterip göstermediğini denetlemekle görevli mekanizmaların neden etkin biçimde işletilmediği; bu durumun hukuki ve siyasi gerekçesinin ne olduğu da açıklığa kavuşturulması gereken bir diğer husustur.

Son 16 yıl içerisinde bu kapsamda çok sayıda somut örnek sunulmuş, yazılı ve sözlü başvurular yapılmış, çeşitli sorular yöneltilmiştir. Buna rağmen, bugüne kadar bu soruların hiçbirine parti yetkilileri tarafından tatmin edici ve gerekçeli bir yanıt verilmemiştir.

Bu ilkesel ve hukuka dayalı tutumun kişisel sonuçları olmuştur. Ancak söz konusu yaklaşım; CHP Bursa örgütü ile 26 yıldır üyesi bulunduğum Yıldırım İlçe Örgütü’nün geçmiş dönem yöneticileri tarafından yakından bilinmektedir. 

Tüzüğe bağlılık temelinde sürdürülen bu duruş, parti örgütü açısından bilinen ve tanınan bir yaklaşımdır.

Tüzük hükümlerinin uygulanmasında ortaya çıkan çifte standart, yalnızca bireysel hak duygusunu değil; adalet, eşitlik ve hukuki güvenlik ilkelerini de zedelemektedir. Daha da önemlisi, bu tür uygulamalar Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal itibarına ve hukuk devleti iddiasına zarar verme riski taşımaktadır.


Bu nedenle, parti disiplin hukukunun kişilere göre değil, kurallara göre işletilmesi; tüzüğün hem üyeler hem de parti organları açısından eşit ve tutarlı biçimde uygulanması, kurumsal sorumluluğun zorunlu bir gereğidir.

ÇOK DEĞERLİ GÖNÜL DOSTLARIM VE SAYFA VE YOL ARKADAŞLARIM

 


ÇOK DEĞERLİ GÖNÜL DOSTLARIM VE SAYFA VE YOL ARKADAŞLARIM

CHP’nin üyeleriyle, halkıyla, etle tırnak gibi kaynaşması için,

CHP’nin örgütlü gücüne kavuşup iktidar olması için

CHP’yi yönetenlerin aşağıdaki CHP tüzük maddelerine

Örgütlü yaşamın pratiğinde uymaları, uygulamaları

Uymayanları uyarmaları şarttır. Gereklidir. Zorunludur.

Aksi takdirde CHP’de ve Türkiye'de katılımcı demokrasi hayaldir, rüyadır.

5. Maddesinin 4. Paragrafı (Son 10 yıldır uygulanmıyor)
26. Madde (Son 10 yıldır uygulanmıyor)

29.33. maddelerin son paragrafları (9-10 Mart 2018 tarihinde tüzükten kaldırıldı)

45. 46. Madde (Son 10 yıldır uygulanmıyor)

56. Madde (9-10 Mart 2018 tarihinde tüzükten kaldırıldı)

57.Maddenin B ve C fıkraları (9-10 Mart 2018 tarihinde tüzükten kaldırıldı)

70/A.a. Maddesi (Son 10 yıldır uygulanmıyor)

https://content.chp.org.tr/file/chp_tuzuk_10_03_2018.pdf
(9-10 Mart 2018 tarihinde kabul edilen yeni tüzük)

BİR ÜYENİN 26 YILLIK FERYADI İSYANI


 BİR ÜYENİN 26 YILLIK FERYADI İSYANI

Sakın ha, CHP’de Atatürk’ün bu sözünü uygulamaya kalkmayın!
Yüzleri ve sözleri maskeli olan sahte CHP’liler, sizi ananızdan doğduğunuza bin pişman ederler.
Bu asla yalan, yanlış, iftira veya haksız bir eleştiri değildir.
Son 16 yıl içinde bu gerçeği defalarca bizzat yaşadım, hissettim, şahit oldum.
44 yıldır aynı mahallede, aynı adreste ikamet ediyorum. 26 yıldır CHP üyesiyim.
Çok net söylüyorum: (2002–2010 yılları hariç) CHP Yıldırım İlçede görev yapan hiçbir ilçe başkanı bu iddiaya “doğru değil” diyemez.
Üye olduğum süre boyunca Atatürk’ün bu sözünden hiç şaşmadım. Hiç bir zaman CHP' den başka kimsenin adamı olmadım. Bu davranışımdan dolayı
Yaşadıklarımı yazsam inanamazsınız. Belgeler yalan söylemez. Yazmadıklarım, yazdıklarımdan çok daha fazladır.
CHP’de bu acımasız, haksız, insafsız ve adaletsiz uygulama artık son bulmalıdır.
İsyanım ve feryadım asla CHP’ye değildir, olamaz. Öfkem şahsi çıkarı, menfaati ve ego tatmini için başarılı, bilgili, yetenekli üyeleri gözünü kırpmadan harcayanlardır. Harcanmasına izin verenlerdir.

24.1.26

CHP BİZİM İSE, HER ÜYESİ EŞİT HAKLARA SAHİP İSE, CHP DEMOKRASİYİ SAVUNUYOR İSE, ÖZÜMÜZLE SÖZÜMÜZLE BİR OLALIM.

Sene 2010 Nisan ayı CHP Bursa Yıldırım ilçe örgütünde aktif olarak çalışmaya, elimi, kolumu, bedenimi, yüreğimi, beynimi taşın altına koymaya, düşüncelerimi, önerilerimi, eleştirilerimi, sorularımı sosyal medyada kesintisiz olarak özgürce yazmaya ve paylaşmaya başladım. 

4 yıl içerisinde Bölgemizde, ülkemizde çok önemli olaylar oldu. Olmaya devam ediyor. 

4 yıl içerisinde Türkiye’de dünyada ses getireni tarihe geçen gezi parkı direnişi oldu. 

4 yıl içerisinde En son 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyon oldu, 4 bakan istifa etti. Emmiye teşkilatında deprem oldu. Görülmemiş değişimler, atmalar, görevden almalar oldu. Olmaya devam ediyor. 

4 yıl içerisinde partimizde çok önemli olaylar ve değişimler oldu, genel başkanımız değişti. Referandum oldu. Kurultaylar oldu. Parti tüzüğümüz değişti. Milletvekili seçimleri oldu. MYK, PM üyeleri değişti. Parti içi seçimler oldu. Delegeler değişti, il ilçe başkan ve yönetim kurulu üyeleri değişti. 

4 yıl içinde CHP Bursa il ve (yıldırım) ilçe örgütlerimizde, çok önemli olaylar ve değişimler oldu. İlçe başkanımız görevinden alındı. Tekrar görevine iade edildi. CHP Bursa il Başkanımız görevinden alındı. Yerine kayyum atandı. Olağan, üstü il genel kurulu yapıldı. Görevden alınan il başkanımız tekrar il başkanlığı seçimini kazandı. 

HEP BERABER DÜŞÜNELİM. DÜŞÜNÜRKEN, YÜZÜMÜZE, SÖZLERİMİZE ASLA MASKE TAKMAYALIM. ÖZÜMÜZLE SÖZÜMÜZLE BİR OLALIM. 

2010, 2011, 2012, 2013, yıllarında sade bir parti üyesi olarak partimin halkımın çıkar ve menfaati için çalıştım. Seçildim, seçilemedim diye dert etmedim. Kimseye küsmedim. 2014 yılında da aynı tempoyla çalışmaya devam ediyorum. 

4 yıl içinde CHP adına, demokrasi, eşitlik, adalet özgürlük adına hiçbir zaman, anlayamadığım, çözemediğim, içime sindiremediğimi kabul edemediğim çok önemli bulduğum bazı konuları gönül dostlarımla, sayfa arkadaşlarımla bir kez daha paylaşmak istiyorum. 

Görevden alınan ya da seçimleri kaybeden başkan ve yönetim kurulu üyelerinin birçoğunu, sahnede göremedim. Örgüt çalışmalarında ‘da göremiyordum. Muhalefet görevlerini yaparken göremiyordum. Merak ediyordum. Nedenini soru yoruyordum. Hiç kimseden mantıklı yanıt alamıyordum. 

Göreve atananların, seçimleri kazananların birçoğunu da göreve atanmadan, seçimi kazanmadan önce sahnede göremiyordum. Örgüt çalışmalarında göremiyordum. Muhalefet görevlerini yaparken göremiyordum. Nedenini merak ediyordum, soruyordum. Hiçbir mantıklı yanıt alamıyordum. 

4 yıl içinde görevden alınanların, yerlerine atananların, seçimleri kazananların, seçimleri kaybedenlerin (dünkü ve bugün kü yöneticilerin) çok önemli 2 şeyi yapmadıklarını, yapmak istemediklerini gördüm. Anladım. Yaşadım. Şahit oldum. Ne olduğunu merak edeceğinizi biliyorum. Hemen yazayım 

1-Parti tüzüğü ve yönetmelik hükümleri gereğince, 2 ayda ve 3 ayda bir zorunlu olarak yapılması gereken örgüt toplantıları düzenli olarak ve zamanında yapılmadı. Yapılmıyor. Nedenini dünde, bugünde sordum, soruyorum. Hiç kimseden mantıklı yanıt alamıyorum. 

2- Yapılması gereken çok acil işlerin (ziyaret, görüşme, açılış, anma törenleri eylem, etkinlik vb. gibi) dışında kalan kısa, orta, uzun, vadede yapılacak önemli iş ve işlemlerle ilgili olarak (1 haftalık, 1 aylık, 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık gibi) çalışma plan ve programları hazırlanmıyor. Üyelerin bilgisine sunulmuyor. Genelde günü birlik işler yapılması tercih ediliyor. Nedenini dünde sordum, bugünde soruyorum hiç kimseden mantıklı yanıt alamıyorum. 

Demokrasiyi önce kendi içimizde uygulayamazsak, demokrasiyi yerine getirilmeyen nutuklarla avutur ve oyalarsak, demokrasiyi sadece kendi çıkarlarımız için kullanmaya kalkarsak biz demokrasiye değil, demokrasi bize küser. Çözüm önerim Demokrasiyi bize küstürmeyelim.10.01.2014 

http://cancana-balmel.blogspot.com/2013/11/dusuncenin-sosyal-medyada-aciklanmasi.html