Mücadelenin yanı sıra; dağlarda, köylerde ve kamplarda halkımızla birlikte düzenlediğimiz toplu doğa gezilerinin neşesi, köyümün saf güzelliği, ruhu dinlendiren şiirler ve çeşitli konularda kaleme aldığım düşünce yazıları bu alanda sizleri bekliyor. Fotoğraflar, videolar ve makaleler arasında kronolojik bir yolculuğa çıkmak için 'Arşiv' ve 'Etiketler' bölümünü kullanabilir, aradığınız özel bir konuyu ise üstteki arama motorundan saniyeler içinde bulabilirsiniz. Hoş geldiniz.
20.5.26
9.2.26
GERÇEKTEN AYIPLIYORUM NEYİ Mİ? AÇIKLIYORUM.
CHP’de yapılan bir işin, eylemin, etkinliğin ya da toplantının;
tüzüğe, demokrasiye, eşitliğe, adalete, hakka ve hukuka uygun olup olmadığını araştırmadan, incelemeden; sadece fotoğraf çektirip sosyal medyada reklam edenleri gerçekten ayıplıyorum.
Bu kişilerin kimler olduğunu kendileri de en az benim kadar iyi biliyor.
Ancak ne yazık ki bu alışkanlıklarından ve antidemokratik tutumlarından bir türlü vazgeçemiyorlar.
Neden mi?
Cevabı nettir:
Çünkü tüzük uygulanmıyor.
Çünkü denetim yapılmıyor.
Çünkü örgüt içi demokrasi işletilmiyor.
Oysa CHP’yi diğer partilerden ayıran en temel özellik; tüzüğüne bağlılığı, hukuk anlayışı ve örgüt içi demokrasisi olmalıdır.
Unutulmamalıdır ki;
tüzük raflarda durmak için değil, uygulanmak için vardır.
Demokrasi ise sadece sözle değil, kurallarla ve denetimle yaşatılır.
“CHP’DE TÜZÜK ASKIDA, DEMOKRASİ RAFLARDA”
CHP’den istifa edenleri savunmak gibi bir niyetim asla yok.
Ama istifa edenleri kolayca suçlayan, yargılayan anlayışa da sormak zorundayım:
Özellikle son 15 yıl içinde;
CHP’nin anayasası olan tüzük kurallarına gerçekten uyuldu mu?
Uyuluyor mu? Cevap açık: Hayır.
Denetim mekanizması çalışıyor mu?
Hayır. Hayır
Tüzüğe aykırı davrananlar hakkında disiplin işlemleri yapılıyor mu?
Hayır. Hayır
Şimdi somut sorular soruyorum:
Başarılı, bilgili, yetenekli üyeler mahalle sorumlusu ya da delege yapılabildi mi? Hayır
Mahalle temsilcilikleri gerçekten kurumsallaştırıldı mı? Hayır
Tüzüğün öngördüğü örgüt toplantıları zamanında ve kurallara uygun yapıldı mı? Hayır
Toplantı usullerine riayet edildi mi?
Hakim huzurunda ön seçim yapıldı mı? Hayır
Demokrasi ayıbı olan blok liste yöntemi terk edildi mi? Hayır
Çarşaf liste ile özygür seçim yapıldı mı? Hayır
İl ve ilçe yönetim kurulları toplantılarında tüzük hükümleri uygulanıyor mu? Hayır
Cevapların çoğu ne yazık ki ortadadır
Hayır, hayır, yine hayır.
Daha saymaya kalksam sayfalar dolusu örnek çıkar.
Bu sorulara “evet” diyebilecek tek bir örgüt yöneticisi çıkıp da bunu belgeleriyle ispatlayabilir mi?
Vallahi de billahi de çıkamaz. Çıksa da kanıtlayamaz.
Hiç kimse kusura bakmasın:
Bu kadar ilkesizliğin, kuralsızlığın, disiplinsizliğin ve denetimsizliğin olduğu bir yerde çürümeler yaşanması kaçınılmazdır.
Slogan atmakla demokrasi olmaz.
Nutuk atmakla demokrasi olmaz.
Miting yapmakla demokrasi olmaz.
Toplantılarda saatlerce konuşmakla demokrasi olmaz.
Demokrasi; kuralla, tüzükle, denetimle ve eşitlikle olur.
Şimdi açık ve net soruyorum:
Amacınız CHP’yi ve parti içi demokrasiyi güçlendirmek mi?
Halkla etle tırnak gibi bütünleşmek mi?
Yoksa sadece koltukları korumak mı? Cevap ver taş duvar. SUSMA
7.2.26
CHP’NİN CAN DAMARI: MAHALLE ÖRGÜTLENMELERİ ÜZERİNE ÇOK ÖNEMLİ BİR HATIRLATMA
CHP YILDIRIM İLÇE BAŞKANI VE MASASINDA BULDUĞU BİR DİLEKÇE (TARİH 8 KASIM 2011)
CHP Bursa il başkanı tarafından görevinden alınan Yıldırım İlçe Başkanı Ali Toğan genel merkez tarafından görevine iade edilmiştir. 13.1.2011 tarihinde görevinin başlamıştır. Kendisinden önce ilçeye gelen olay gazetesi muhabiri Enhar Güneşin sorularını yanıtlamıştır. Kimseye kırgın olmadığını ve hemen çalışmalara başlayacağını söylemiştir
.
Doğrudan yıldırım ilçe başkanlığına yazılan, yerine vekâleten bakan hayretti
Sancar’a elden verilmiş olan 30.12.2010 tarihli bir dilekçeyi sumenin arasında
görmüş ve bana dönerek burada yine bir dilekçeniz var demiştir.
Muhabir ayrılır ayrılmaz orada bulunanlarla hemen bir toplantı yapmıştır.
Süreçle ilgili, yapacağı çalışmalarla ilgili düşüncelerini açıklamıştır. Ve
orada bulunan herkesin düşüncesini önerisini tek, tek almıştır. Söz sırası bana
gelmiştir. Dilekçedeki önerileri o toplantıda sesli olarak okudum.
O dilekçede aynen şu öneriler yazılıydı.
1- Parti tüzüğünün 57. maddesi gereğince parti içi sorunları ve çözümleri
görüşmek üzere ilçe danışma kurulu en kısa sürede toplantıya çağrılmalıdır.
2- Parti tüzüğünün 26. maddesi gereğince en kısa zamanda muhtarlık bölgesi
görevlileri çalışma gurupları (mahalle sorumluları) oluşturulmalıdır. Görev
alanların ad ve soyadları aldıkları, hangi görevle görevlendirildikleri panoya
asılmalıdır.
3- Üyelikleri genel merkeze gönderilenlerin, genel merkezden onaylanıp
gelenlerin listeleri panoya asılmalıdır.
4- İlçe merkezine gelen ziyaretçileri ve partilileri güler yüzle karşılayacak,
onlarla ilgilenecek sorunlarını dinleyecek halkla ilişkiler birimi
oluşturulmalıdır.
5- İrili ufaklı gündemli gündemsiz yapılacak her türlü toplantıların üretken,
verimli geçmesi için, sağlıklı kararlar alınması için, zamanı en iyi şekilde
değerlendirmek için, toplantı usul yöntem ve kurallarına titizlikle
uyulmalıdır.
6- Çalışma gruplarının mahalle sorumlularının görev yetki ve sorumluk
sınırlarının neler olduğu olacağı belirtilmelidir.
7- Kadın ve gençlik kollarımızın, çalışma guruplarının, mahalle sorumlularının
toplantıları yer ve saatlerinin düzene konulmalıdır.
8- İlçe yönetimi toplantılarında alınan kararlar panoya asılmalı üyelerin
bilgisine sunulmalıdır.
9- Kısa orta ve uzun vadeli çalışma plan ve programlar ilan tahtasına
asılmalıdır.
Yüzde yüz eminim ki ilçemizde örgütleme ağını kuracak potansiyel
insan gücü, fazlasıyla vardır. Önemli olan bu gücü harekete geçirecek
organizasyonu kurmaktır. CHP hepimizindir. Sorun ve çözümleri de hepimizindir.
Bu anlamda hepimize, her birimize tarihi görevler, sorumluluklar düşmektedir.
Gün birlik beraberlik içinde el ele kol kola, verip tek başına iktidar olmak
için var gücümüzle çalışma günüdür.
Gereğinin yapılmasını bilgilerinize önemle arz ederim. 30.12.2010 Zülfikar
Bal
Başkan o toplantıda ilçe danışma meclisini toplama sözü vermem demiştir.
İlçelerimizin neredeyse hepsinde ve ilimizde ilçe danışma meclisleri
toplanmıştır. Durum değerlendirmesi yapılmıştır. Raporlar tutulmuştur. Parti
bizim. Sorun bizim. Çözüm bizim.
Çok önemli olaylar yaşanmışken önümüzde tarihi derecede önemi olan bir
seçim varken, Tüzük hükmüne rağmen, yazılı sözlü başvurulara rağmen Yıldırım
ilçe danışma meclisi (ilçe örgütü) neden toplantıya çağrılmıyor? Neden
örgütümüzle kucaklaşmıyor uz Örgütümüzü dinlemiyoruz. Örgütümüzü
bilgilendirmiyoruz. Evet neden?
PARTİ İÇİ ADALET, İKTİDARIN TEMELİDİR
Demokrasi ve hukuk devleti anlayışı, herhangi bir siyasi partinin iç işleyişinde de temel prensip olmalıdır.
Partiler, ideolojik hedeflerini ve politik vizyonlarını hayata geçirirken, aynı zamanda kendi tüzük ve iç yönetmeliklerine titizlikle uymak zorundadır. Bu bağlamda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin mevcut tüzüğü, demokratik prensiplerle anti-demokratik hükümleri bir arada barındırmaktadır. Bu durum, parti içinde uygulamada ciddi çelişkiler ve işleyiş sorunlarına yol açmaktadır.
Özellikle tüzüğün
23/9 maddesi, il ve ilçe yöneticilerinin kurallara uymaması halinde görevden alınabileceklerini belirtirken,
68/1-2 maddesi ise bu kişiler veya üyeler için disiplin sürecini devreye sokuyor.
Uygulamada bu maddeler, örgütlerin büyük kısmının ciddi yaptırımlarla karşılaşabileceğini gösteriyor.
Parti üst yönetiminin, diğer siyasi aktörleri eleştirirken aynı zamanda kendi tüzük ve iç disiplin mekanizmalarını gözden geçirmesi bir zorunluluktur.
Anayasaya ve demokratik ilkelere uygunluk, yalnızca dış politikada değil, iç işleyişte de sağlanmalıdır. Parti içi denetim mekanizmaları, hukukun üstünlüğü ve saygı çerçevesinde işletildiğinde, hem örgüt disiplini hem de üyelerin güveni sağlanabilir.
Sonuç olarak, bir siyasi partinin güçlenmesi ve iktidara hazırlanması, yalnızca seçim stratejileriyle değil, iç yönetiminde hukuka, saygıya ve tüzük kurallarına bağlı kalarak mümkün olabilir.
Tüzüğe ilke ve kurallara bağlılık, bu bağlamda bir zorunluluk ve parti kültürünün temel taşıdır.
Tüzük ve hukuka uygunluk, partinin demokratik kimliğini korumanın yanı sıra, üyeler arasındaki güveni ve partinin kamu nezdindeki saygınlığını da pekiştirir.
https://chp.org.tr/yayin/chp-parti-tuzugu/Open CHP TÜZÜĞÜ
5.2.26
KÖYÜM MURSALLA İLGİLİ VİDEO VE RESİMLER
https://www.facebook.com/share/v/1GJNVy52Gu/ TIKLARSANIZ YADA GÖGLEDE ARARSANIZ ANILARIMI GÖRECEK VE İZLEYECEKSİNİZ.
CHP’YE TÜZÜK PENCERESİNDEN BAKIYORUM: ESKİ VE YENİ CHP
4.2.26
2026 YILI MAHALLE TEMSİLCİ SEÇİMİ HAKKINDA
CHP Yıldırım İlçe Başkanlığı’na bağlı, 43 yıldır ikamet etmekte olduğum Ertuğrulgazi Mahallesi için, CHP Tüzüğü’nün 12. maddesi uyarınca mahalle temsilcisi seçimi, 04.02.2016 tarihinde saat 19.00’da yapılmıştır.
Toplam 198 üyenin bulunduğu mahallede, seçime 20 üye katılmış, yapılan seçim sonucunda bir mahalle temsilcisi ve üç temsilci yardımcısı belirlenmiştir.
Seçimin gerçekleştirilmesinde görev alan örgüt yöneticilerine, duyarlılık göstererek seçime katılan üyelerimize teşekkür ediyor; seçilen arkadaşlarımıza başarılar diliyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi’nde mahalle temsilciliği, örgütün tabandaki en temel yapılanmasıdır. Mahalle temsilcileri, partinin toplumla bağ kuran kılcal damarlarıdır.
Mahalle temsilcilikleri kurulmadan ve etkin biçimde işletilmeden, CHP’nin çoğulcu ve katılımcı demokrasi anlayışının kurumsallaşması ve kalıcı başarıya ulaşması mümkün değildir.
Ancak üzülerek ifade etmek gerekir ki, son 16 yıl içerisinde her kongre sürecinden sonra mahalle temsilcisi seçimleri yapılmış olmasına rağmen, bu temsilcilikler fiilen kurulmamış, kurumsal bir yapıya kavuşturulmamış ve aktif hale getirilmemiştir. Seçilen mahalle temsilcileri, her defasında kâğıt üzerinde kalmıştır.
Bu tespit bir eleştiri değil, nesnel bir durum tespitidir.
Bu konuda sorumluluk yalnızca ilçe başkanları ve ilçe yönetim kurullarına ait değildir. Asıl sorun; parti tüzüğünün uygulanmasını sağlamakla yükümlü olan yetkili ve denetleyici organların, uzun yıllar boyunca bu denetim mekanizmalarını etkin biçimde işletmemiş olmalarıdır.
HAYATIMDA İLK KEZ CHP’DEN BELEDİYE MECLİS ÜYESİ ADAY ADAYI OLDUM. NASIL MI? OKUR MUSUNUZ(
23.5.2013 Tarihinde çok sabahın erken saatlerde CHP resmi sitesinde “YEREL YÖNETİMLER ADAY ADAYLIĞI EĞİTİMİ BAŞVURUSU” duyurusunu gördüm. Dikkatlice okudum. Yine aynı günün erken saatinde iş bankası şubesinde CHP Genel merkezi Hesabına 500 TL. Yatırdım. Dekontu aldım. Vatandaşlık numaramı yatırdığım paranın hesap belgesi numarasını CHP resmi sayfasına yazdıktan sonra açılan başvuru formunu doldurdum. İl genel meclisi üyeliğine aday adayı, adayı olduğumu forma yazdım. E- posta adresime gelen başvuru formunu aldım.
Sosyal paylaşım sayfasında adayı olduğumu sayfa ve yol arkadaşlarıma duyurdum. Aynı gün her zaman olduğu gibi ilçe örgütümüz uğradım. Başvuru sürecinin başladığını, sürecin üyelerimize duyurulmasını ilçe başkanımıza ve örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcımıza önerdim. 24.5.2013 tarihinde ilçe başkanlığımızdan telefonuma gelen mesajda yerel yönetim seçimleri için aday adaylığı için başvurunun chp.org.tr adresine internet aracılığı ile yapılacağını bildiriliyordu.
CHP Eskişehir il başkanlığından 19.6.2013 tarihinde cep telefonuma gelen mesajda, aday adaylara Eskişehir’de verilecek eğitimin (2 gün süreceği) 21.22 Haziran 2013 tarihinde cuma günü saat 9.00 da başlayacağı bildiriliyordu. Yol ve konaklama giderlerinin ( öğle yemeği hariç) aday adayları tarafından karşılayacağını öğrendim. Verilecek eğitimle ilgili programının E- posta adresime gönderilmişti.
Aday adaylar arasında, asıl adayların ve sıralarının nasıl ve hangi yöntemle belirleneceği hakkında hiçbir bilgiye sahip değilim. Seçilmem konusunda göle maya çaldığımı düşünüyorum.
Adaylığımı duyan işiten yol ve sayfa arkadaşlarımın desteklerini bekliyorum. Saygı ve sevgiler sunuyorum. 20.06.2013
3.2.26
2.2.26
CHP’DE DİSİPLİN UYGULAMALARININ TÜZÜK VE EŞİTLİK İLKESİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu metnin amacı; herhangi bir nedenle disiplin kuruluna sevk edilen bir parti üyesi hakkında, sevk kararını alan yetkili organlar lehine ya da aleyhine bir kanaat oluşturmak değildir. Kişiler veya makamlar üzerinden bir değerlendirme yapılması hedeflenmemektedir.
Değerlendirme, bütünüyle parti hukuku, Cumhuriyet Halk Partisi Tüzüğü, ilgili disiplin mevzuatı ile adalet ve eşitlik ilkeleri esas alınarak yapılmaktadır.
Bir parti üyesine disiplin cezası uygulanırken dayanak alınması gereken temel norm, partinin anayasal belgesi niteliğindeki CHP Tüzüğü ve buna bağlı Disiplin Yönetmeliğidir. Disiplin hukukunun sınırları ve koşulları, ancak bu düzenlemeler çerçevesinde belirlenebilir.
CHP Tüzüğü’nün 68. maddesinde, disiplin suçu sayılan fiiller açıkça düzenlenmiş; Disiplin Yönetmeliği’nde ise bu fiillere uygulanabilecek yaptırımlar ayrıntılı biçimde hüküm altına alınmıştır.
Anılan tüzük ve yönetmelik hükümleri, parti içindeki tüm üyeler, organlar ve görevliler açısından bağlayıcıdır ve hiçbir ayrım gözetilmeksizin eşit uygulanmak zorundadır.
Bu çerçevede, hukuken ve vicdanen yanıtlanması gereken temel soru şudur:
Disiplin suçu işlendiği iddiasıyla bir üye hakkında, tüzük ve yönetmelik hükümleri derhal işletilirken; aynı normlara aykırı davranan parti organları ile bu organlara seçilmiş kişiler hakkında uzun yıllardır neden disiplin süreci başlatılmamaktadır?
Ayrıca, CHP Tüzüğü’nün 32. maddesi uyarınca, parti organlarının tüzük ve yönetmeliklere uygun faaliyet gösterip göstermediğini denetlemekle görevli mekanizmaların neden etkin biçimde işletilmediği; bu durumun hukuki ve siyasi gerekçesinin ne olduğu da açıklığa kavuşturulması gereken bir diğer husustur.
Son 16 yıl içerisinde bu kapsamda çok sayıda somut örnek sunulmuş, yazılı ve sözlü başvurular yapılmış, çeşitli sorular yöneltilmiştir. Buna rağmen, bugüne kadar bu soruların hiçbirine parti yetkilileri tarafından tatmin edici ve gerekçeli bir yanıt verilmemiştir.
Bu ilkesel ve hukuka dayalı tutumun kişisel sonuçları olmuştur. Ancak söz konusu yaklaşım; CHP Bursa örgütü ile 26 yıldır üyesi bulunduğum Yıldırım İlçe Örgütü’nün geçmiş dönem yöneticileri tarafından yakından bilinmektedir.
Tüzüğe bağlılık temelinde sürdürülen bu duruş, parti örgütü açısından bilinen ve tanınan bir yaklaşımdır.
Tüzük hükümlerinin uygulanmasında ortaya çıkan çifte standart, yalnızca bireysel hak duygusunu değil; adalet, eşitlik ve hukuki güvenlik ilkelerini de zedelemektedir. Daha da önemlisi, bu tür uygulamalar Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal itibarına ve hukuk devleti iddiasına zarar verme riski taşımaktadır.
Bu nedenle, parti disiplin hukukunun kişilere göre değil, kurallara göre işletilmesi; tüzüğün hem üyeler hem de parti organları açısından eşit ve tutarlı biçimde uygulanması, kurumsal sorumluluğun zorunlu bir gereğidir.
ÇOK DEĞERLİ GÖNÜL DOSTLARIM VE SAYFA VE YOL ARKADAŞLARIM
ÇOK DEĞERLİ GÖNÜL DOSTLARIM VE SAYFA VE YOL ARKADAŞLARIM
CHP’nin üyeleriyle, halkıyla, etle tırnak gibi kaynaşması için,
CHP’nin örgütlü gücüne kavuşup iktidar olması için
CHP’yi yönetenlerin aşağıdaki CHP tüzük maddelerine
Örgütlü yaşamın pratiğinde uymaları, uygulamaları
Uymayanları uyarmaları şarttır. Gereklidir. Zorunludur.
Aksi takdirde CHP’de ve Türkiye'de katılımcı demokrasi hayaldir, rüyadır.
5. Maddesinin 4. Paragrafı (Son 10 yıldır uygulanmıyor)
26. Madde (Son 10 yıldır uygulanmıyor)
29.33. maddelerin son paragrafları (9-10 Mart 2018 tarihinde tüzükten kaldırıldı)
45. 46. Madde (Son 10 yıldır uygulanmıyor)
56. Madde (9-10 Mart 2018 tarihinde tüzükten kaldırıldı)
57.Maddenin B ve C fıkraları (9-10 Mart 2018 tarihinde tüzükten kaldırıldı)
70/A.a. Maddesi (Son 10 yıldır uygulanmıyor)
https://content.chp.org.tr/file/chp_tuzuk_10_03_2018.pdf
(9-10 Mart 2018 tarihinde kabul edilen yeni tüzük)
BİR ÜYENİN 26 YILLIK FERYADI İSYANI
BİR ÜYENİN 26 YILLIK FERYADI İSYANI
24.1.26
CHP BİZİM İSE, HER ÜYESİ EŞİT HAKLARA SAHİP İSE, CHP DEMOKRASİYİ SAVUNUYOR İSE, ÖZÜMÜZLE SÖZÜMÜZLE BİR OLALIM.
4 yıl içerisinde Bölgemizde, ülkemizde çok önemli olaylar oldu. Olmaya devam ediyor.
4 yıl içerisinde Türkiye’de dünyada ses getireni tarihe geçen gezi parkı direnişi oldu.
4 yıl içerisinde En son 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyon oldu, 4 bakan istifa etti. Emmiye teşkilatında deprem oldu. Görülmemiş değişimler, atmalar, görevden almalar oldu. Olmaya devam ediyor.
4 yıl içerisinde partimizde çok önemli olaylar ve değişimler oldu, genel başkanımız değişti. Referandum oldu. Kurultaylar oldu. Parti tüzüğümüz değişti. Milletvekili seçimleri oldu. MYK, PM üyeleri değişti. Parti içi seçimler oldu. Delegeler değişti, il ilçe başkan ve yönetim kurulu üyeleri değişti.
4 yıl içinde CHP Bursa il ve (yıldırım) ilçe örgütlerimizde, çok önemli olaylar ve değişimler oldu. İlçe başkanımız görevinden alındı. Tekrar görevine iade edildi. CHP Bursa il Başkanımız görevinden alındı. Yerine kayyum atandı. Olağan, üstü il genel kurulu yapıldı. Görevden alınan il başkanımız tekrar il başkanlığı seçimini kazandı.
HEP BERABER DÜŞÜNELİM. DÜŞÜNÜRKEN, YÜZÜMÜZE, SÖZLERİMİZE ASLA MASKE TAKMAYALIM. ÖZÜMÜZLE SÖZÜMÜZLE BİR OLALIM.
2010, 2011, 2012, 2013, yıllarında sade bir parti üyesi olarak partimin halkımın çıkar ve menfaati için çalıştım. Seçildim, seçilemedim diye dert etmedim. Kimseye küsmedim. 2014 yılında da aynı tempoyla çalışmaya devam ediyorum.
4 yıl içinde CHP adına, demokrasi, eşitlik, adalet özgürlük adına hiçbir zaman, anlayamadığım, çözemediğim, içime sindiremediğimi kabul edemediğim çok önemli bulduğum bazı konuları gönül dostlarımla, sayfa arkadaşlarımla bir kez daha paylaşmak istiyorum.
Görevden alınan ya da seçimleri kaybeden başkan ve yönetim kurulu üyelerinin birçoğunu, sahnede göremedim. Örgüt çalışmalarında ‘da göremiyordum. Muhalefet görevlerini yaparken göremiyordum. Merak ediyordum. Nedenini soru yoruyordum. Hiç kimseden mantıklı yanıt alamıyordum.
Göreve atananların, seçimleri kazananların birçoğunu da göreve atanmadan, seçimi kazanmadan önce sahnede göremiyordum. Örgüt çalışmalarında göremiyordum. Muhalefet görevlerini yaparken göremiyordum. Nedenini merak ediyordum, soruyordum. Hiçbir mantıklı yanıt alamıyordum.
4 yıl içinde görevden alınanların, yerlerine atananların, seçimleri kazananların, seçimleri kaybedenlerin (dünkü ve bugün kü yöneticilerin) çok önemli 2 şeyi yapmadıklarını, yapmak istemediklerini gördüm. Anladım. Yaşadım. Şahit oldum. Ne olduğunu merak edeceğinizi biliyorum. Hemen yazayım
1-Parti tüzüğü ve yönetmelik hükümleri gereğince, 2 ayda ve 3 ayda bir zorunlu olarak yapılması gereken örgüt toplantıları düzenli olarak ve zamanında yapılmadı. Yapılmıyor. Nedenini dünde, bugünde sordum, soruyorum. Hiç kimseden mantıklı yanıt alamıyorum.
2- Yapılması gereken çok acil işlerin (ziyaret, görüşme, açılış, anma törenleri eylem, etkinlik vb. gibi) dışında kalan kısa, orta, uzun, vadede yapılacak önemli iş ve işlemlerle ilgili olarak (1 haftalık, 1 aylık, 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık gibi) çalışma plan ve programları hazırlanmıyor. Üyelerin bilgisine sunulmuyor. Genelde günü birlik işler yapılması tercih ediliyor. Nedenini dünde sordum, bugünde soruyorum hiç kimseden mantıklı yanıt alamıyorum.
Demokrasiyi önce kendi içimizde uygulayamazsak, demokrasiyi yerine getirilmeyen nutuklarla avutur ve oyalarsak, demokrasiyi sadece kendi çıkarlarımız için kullanmaya kalkarsak biz demokrasiye değil, demokrasi bize küser. Çözüm önerim Demokrasiyi bize küstürmeyelim.10.01.2014
http://









.png)

